12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/28291 E. , 2013/34768 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kumluca İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/05/2013
NUMARASI : 2011/28-2013/136
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından borçlular hakkında ilamla takibe başlandığı, borçluların, yapılan ihalenin usulsüz olduğunu ileri sürerek feshi istemi ile icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Alacaklının 13/03/2009 tarihinde şikayetçi borçlular aleyhine Antalya 3.İcra Müdürlüğünün 2009/6756 E.sayılı dosyası ile ilamlı takibe başladığı, icra emrinin borçlulara 17/03/2009 tarihinde tebliğ edildiği, takibin şeklen kesinleşmesi üzerine ihale konusu taşınmazlara 08/04/2009 tarihinde haciz uygulandığı, Kumluca İcra Müdürlüğünün 2009/313 talimat sayılı dosyası ile de 12/06/2009 tarihinde kıymet takdiri yapıldığı ve 30/11/2010 tarihinde taşınmazın satışına karar verildiği, ancak, bu arada borçluların 21/12/2010 tarihinde icra emri ile kıymet takdiri raporunun usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek icra mahkemesine başvurdukları, ayrıca bu başvuruda satışın durdurulmasını da talep ettikleri, Antalya 3.İcra Mahkemesinin 2010/1394 E. sayılı dosyasında borçluların satışın durdurulması talebinin tensiben 29/12/2010 tarihinde; tebligat usulsüzlüğü şikayetinin ise 08/02/2011 tarihinde reddine karar verildiği, icra mahkemesince satışın durdurulmasına karar verilmediğinden 31/01/2011 tarihinde ihalenin yapıldığı, tebligat usulsüzlüğü şikayetinin reddi hakkındaki kararın, borçluların temyiz başvurusunun Dairemizce kabul edilerek 26/12/2011 tarihinde bozulduğu ve mahkemece bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak Antalya 3.İcra Mahkemesinin 10/04/2012 tarih ve 2012/203 E.-466 K.sayılı kararı ile takibi öğrenme tarihinin 16/12/2010 tarihi olarak tespitine, bu tarih öncesinde yapılan takip işlemlerinin usulsüz olduğuna ve geçersizliğine karar verildiği, iş bu kararın Dairemizin 15/11/2012 tarih ve2012/15561 E.-33410 K.sayılı ilamı ile onandığı görülmektedir.
İİK.nun 37.maddesinde; "icra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu ödemeyenlerin malları haczolunur" hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, borçluya icra emri tebliğ edildikten sonra icra emrinde belirtilen ödeme süresi geçmeden borçluya ait taşınır ve taşınmaz mallar ile hak ve alacakları haczedilemeyecektir. Somut olayda, borçlular, ihale tarihinden önce icra mahkemesine başvurarak icra emri ve kıymet takdiri raporunun tebliğinin usulsüzlüğünü ileri sürmüş ve satışın durdurulmasını istemiştir. Ancak, mahkemece, tedbir isteminin kabul edilmemesi ve satışın durdurulmaması nedeniyle ihale gerçekleşmiştir. Her ne kadar, satışın durdurulmasına yönelik şikayet üzerine verilecek kararların temyizi kabil değil ise de, ihalenin feshi aşamasında ileri sürülmesi halinde mahkemenin bu konuda verdiği karar değerlendirilerek ihaleye etkisi tartışılabilir.
Borçlular icra emrinin ve kıymet takdiri raporunun tebliği işlemlerinin usulsüzlüğü ile birlikte satışın durdurulmasını da talep etmiş olmakla, kendilerinden beklenen tüm başvuruları yapmışlardır. Bu durumda, mahkemenin tedbir talebinin reddine ilişkin kararının sonuçlarının borçlulara yüklenmesi mümkün değildir. Kaldı ki, yapılan ihalede, taşınmazları, tebligat usulsüzlüğü şikayetinden haberdar olan alacaklının alacağına mahsuben alması nedeniyle de iyiniyetin varlığı kabul edilemez.
O halde, mahkemece, öncelikle tebligat usulsüzlüğü şikayetinin kabulüne ilişkin Antalya 3.İcra Mahkemesinin 10/04/2012 tarih ve 2012/203 E.-466 K.sayılı kararının, kesinleşmesi beklenerek, kesinleşmesi durumunda, icra emri tebliğ tarihi olarak kabul edilen tarihten önce taşınmazlara uygulanan haciz, yukarıda açıklanan İİK.nun 37.maddesine aykırı olacağından ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir. Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.