Aramaya Dön

(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2013/5815
Karar No
K. 2013/8887
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi         2013/5815 E.  ,  2013/8887 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, yeniden imar ve inşa nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, davalının kiracı olarak bulunduğu binanın tamamının müvekkilleri tarafından satın alındığını,kiralanan taşınmazda esaslı tadilat yapılacağının davalı kiracıya ihtarname ile bildirildiğini, müvekkillerinin ana binayı yıkarak yerine yeni bir bina yapmak için gerekli çalışmaları yaptıklarını belediyeden imar durumu ile ilgili bilgi alarak buna uygun şekilde inşaat projesi hazırlattıklarını ve bu projenin belediye tarafından onaylandığını bildirerek davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

Davalı vekili,davanın süresi içinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir.

Türk Borçlar Kanununun 350/2. maddesi hükmüne göre kiralananın yeniden inşa veya imar amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi için açılacak davaların belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gerekir. TBK.’nun 353. maddesi uyarınca kiraya veren daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekir.

Davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur. Davacının bildirdiği bu tarihlere davalı karşı çıkarsa uyuşmazlığın tarafların gösterecekleri tanık dahil bütün deliler toplanarak bir hadise olarak çözüme kavuşturulması gerekir.

Olayımıza gelince;davalı kiracı 06.09.2008 başlangıç tarihli, 3 yıl süreli kira sözleşmesi ile dava konusu taşınmazı dava dışı ...'den kiralamıştır. Kiralananın tamamı 3.6.2009 tarihi itibariyle davacıların mülkiyetine geçmiştir. Davacılar ... ve ..., kiralanan taşınmaz üzerinde 1/2 hisse sahibi olup ,davacılardan ... tarafından davalıya gönderilen 14.07.2009 keşide ve 29.09.2009 tebliğ tarihli ihtarname ile sözleşmenin yenilenmeyeceği davalıya bildirilmiştir. Esaslı tamir, tadil nedenine dayalı davada paydaşlardan birinin keşide ettiği ihtarnamenin kira sözleşmesini feshedici niteliği bulunmamaktadır. İhtarname bir bildirimden ibaret olup süre koruyucu özelliktedir. Bu nedenle davacı tarafından sözleşme sona ermeden önce sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin tahliye iradesi kiracıya bildirildiğinden, bu bildirimi takip eden dönem sonuna kadar dava açılabilir. Bu nedenle 13/01/2012 tarihinde açılan dava süresindedir. Mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ihtarnamenin paydaşlar tarafından birlikte keşide edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog