12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/31238 E. , 2013/38842 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/09/2013
NUMARASI : 2013/872-2013/879
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, borçlunun ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır. Borçlunun icra mahkemesine başvurusu bu hali ile İİK.nun 16.maddesine dayalı tebliğ işleminin usulsüzlüğü şikayeti niteliğindedir. 7201 Sayılı Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
Öte yandan, Hukuk Genel Kurulu'nun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258 Esas-1991/344 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere “...usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesi önüne getirmesi gereklidir”. Borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Hukuk Genel Kurulu'nun 12.02.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez. O halde, mahkemece, şikayetin mahiyeti dikkate alınarak İİK.nun 16 ve 18. maddesi kapsamında borçlunun tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikayetinin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen yazılı gerekçe ile şikayetin reddi isabetsizdir.
Öte yandan 6100 Sayılı HMK.nun 305. maddesinde; "(l) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez" hükmü yer almaktadır. Yasa maddesinde tavzih kararının hangi hallerde verileceği açıkça düzenlenmiş olup borçlu vekilinin talebi ile şikayetin esasının yeniden değerlendirilerek asıl hükmü değiştirecek biçimde kararın tavzih edilmesi de doğru görülmemiştir.