12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/22730 E. , 2013/34635 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/06/2013
NUMARASI : 2012/242-2013/459
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu şirket vekili, takip dayanağı senetlerdeki imzalara itirazda bulunmuş, alacaklı taraf ise senet üzerindeki imzaların senetlerin düzenleme tarihi itibariyle şirketi temsile yetkili olan önceki yöneticilere ait olduğunu iddia etmiş, mahkemece senetlerin tanzim tarihi itibariyle yetkilileri olan eski şirket yöneticilerine ihtar şerhli davetiye tebliğ edilmiş, bu kişilerin meşruhatlı davetiyeye rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeni ile davacı tarafın imzaya itirazını ispatlayamadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Şirketin eski yöneticileri takipte borçlu olmayıp, 3. kişi konumundadır. Bu nedenle bu kişilere meşruhatlı davetiye tebliği ile gelmediklerinden bahisle borçlu şirket aleyhine hüküm doğuracak şekilde itirazın reddine karar verilemez. Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz İİK'nun 170. maddesinde düzenlenmiş olup bu maddenin üçüncü fıkrasında icra mahkemesince imza incelemesinin aynı Kanun'un 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılması gerektiği işaret edilmiştir. Mahkemece öncelikle tarafların bildirdiği yerlerden ve nüfus müdürlüğü, tapu sicil müdürlüğü, evlendirme memurluğu gibi resmi kurumlardan borçlu şirketin senetlerin düzenlenme tarihi itibariyle yetkililerinin mukayeseye esas olabilecek imza örnekleri getirtilmelidir.
Vurgulamakta yarar vardır ki, anılan belgelerin tamamlanması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.04.2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle "imzanın borçluya ait olduğunu" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu gözardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir (Hukuk Genel Kurulu'nun 06.02.2008 gün ve 2008/12-77 E. 2008/90 sayılı kararı). O halde mahkemece, ispat yükünün alacaklıda olduğu kuralına riayet edilmek suretiyle, borçlunun imzaya itirazı yöntemince incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.