8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2010/3164 E. , 2010/6023 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
... ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Ermenek Asliye Hukuk Mahkemesinden veilen 30.03.2010 gün ve 329/66 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, kadastro çalışmalarında zilyetliğinde bulunan ve tarla olarak kullandığı taşınmazının paftasında çay yatağı olarak gösterildiğini açıklayarak bu kısmın adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Öteki davalı ..., davaya bir cevap vermemiş ve yargılama oturumlarına katılmamıştır. Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dosya arasında mevcut teknik bilirkişinin rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 1353,29 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro çalışmaları sırasında paftasında "Çay Yatağı" olarak gösterilen taşınmazın TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi gereğince tescili isteğine ilişkindir. Tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten sonraki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılması halinde, kural olarak taşınmaz üzerinde zilyetliğin kurulduğu tarihten itibaren kazanma süresi ve koşullarının başlatılması ve diğer şartların varlığı halinde davanın kabul edilebilmesi için tespit dışı bırakılma tarihinden dava tarihine dek en az 20 yıl geçmiş olması gerekir. İlke bu olmakla beraber Daire uygulaması gereğince, tespit dışı bırakılma tarihinden itibaren makul süre içerisinde açılan davalarda, tespit dışı bırakılma tarihinden önceki zilyetliğin kazanma bakımından nazara alınacağı kabul edilmiştir.Somut olayda, dosyada bulunan Kadastro Müdürlüğü'nün mahkemeye hitaben yazdığı karşılık yazıya göre; dava konusu taşınmaz bölümü, 15.08.2006 tarihinde kesinleşen kadastro tespitiyle kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılmış ve temyiz incelemesine konu dava ise, 03.12.2008 tarihinde açılmıştır. Davanın, 3402 sayılı Kanunun 7/4 maddesine göre makul sayılabilecek süre içerisinde açılıp açılmadığı mahkemece tartışılmamış ise de, kadastro çalışmalarının yapılmasıyla paftasında çay yatağı olarak bırakıldığı tarihten 2 yıl 3 ay 18 gün geçtikten sonra açılan bu davanın makul süre içinde açıldığı kabul edilemez. Dava, makul sürede açılmadığına ve dava konusu taşınmazın paftasında çay yatağı olarak gösterildiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıl geçmediğine, bu nedenle de davacı yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Kabul şekline göre de; dava, TMK. nun 713/1. maddesi gereğince açılan tescil davası olup aynı kanunun 713/3. maddesi gereğince Hazine ve ilgili kamu tüzel kişileri tescil davalarında kanuni hasım durumunda bulunduklarından harç, yargılama masrafı ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamazlar. Bu nedenle harç alınmasına yer olmadığı ve yargılama giderlerinin davalı Hazineye yükletilmesi şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.