9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2019/3462 E. , 2019/20852 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ : KOCAELİ 5. İŞ MAHKEMESİ
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK.'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine davacının işe iadesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının, davalıya ait işyerinde 10/02/2014-11/11/2016 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, davacının iş akdinin feshedilmesinin asıl nedeninin davacının ... Sendikasına 08/11/2016 tarihinde üye olması olduğunu iddia ederek, feshin işleminin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesini ve işe iadenin mali sonuçlarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının iş akdinin iş kanununun 25/II. Maddesi gereği "Doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması sebebiyle " haklı sebeple feshedildiğini, haklı sebeple fesih yapıldığı için yazılı bildirimde bulunma ve savunma alma yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının muhtelif zaman ve sebeplerle 2016 yılında toplam 126 gün rapor alarak iş görme edimini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, "…davacının 2016 yılı içerisinde muhtelif zamanlarda toplam 126 gün raporlu olup işe gelmediği, Yasa gereği işverenin fesih hakkının katlanma yükümlülüğü olan (6 hafta + 6 hafta = 12 hafta) 12x7=84 gün aşımından sonra doğacağı davacı işçinin 2016 yılı içerisinde raporlu geçirdiği 126 gün dikkate alındığında davacının söz konusu devamsızlığı, işveren ile güven ilişkisini zedelediği, bu tür olumsuz davranışlarının iş yerinde uyumu olumsuz yönde etkilediği ve davalı işveren tarafından artık iş ilişkisinin devam etmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmakla bu durumda yapılan feshin İş Kanunu'nun 25/II maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında haklı fesih olmasa da geçerli nedene dayandığı, her ne kadar davacı vekili feshin sendikal nedene dayandığını iddia etmiş ise de dosya kapsamında buna ilişkin somut bilgi ve belge bulunmadığı, sendikadan gönderilen yazı cevabında işyerinde halen sendika üyesi çalışan işçilerin olduğu, bu nedenlerle dosya kapsamı ile davacı tarafın sendikal fesih iddiasını ispatlayamadığı…" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ç) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. D) İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf başvurusunda davacının rahatsızlığından dolayı rapor aldığı ancak iş sözleşmesinin, sendikaya üye olduktan 3 gün sonra feshedildiğini, bu durumun sözleşmenin sendikal nedenle feshedildiğinin kanıtı olduğunu, davalı tanıklarının davalı işveren nezdinden amir konumunda bulunan kişiler olduğu, işini kaybetme korkusuyla taraflı olarak beyanda bulunduklarını, davacının keyfi bir tutumla değil sağlık sorunları nedeniyle istirahat raporu aldığı, davalı işverenin feshinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, iş akdi feshedilirken sosyal ölçüt ve feshin son çare olması ilkelerine riayet edilmediğini, feshin davalı işveren tarafından yasal süresi içinde yapılmadığını, yapılan feshin usule aykırı olduğunu beyanla istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı işverenin cevap dilekçesinde davacının 2016 yılında muhtelif tarihlerde ve sebeplerle toplam 126 gün iş görmezlik raporu aldığını, bunun iş ilişkisini sürdürülemeyecek hale getirdiğini savunduğu, dosya kapsamındaki iş göremezlik belgeleri incelendiğinde raporların aralıklı olduğu, tek bir seferde alınmadığı, ya da art arda eklenmediği, dosyaya ibraz edilen davacı işçinin işte ayrılış bildirgesinde fesih sebebinin SGK 'ya 29 kodu ile( İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih) bildirildiği, ancak davacının raporlu olduğu sürelerin aralıklı olduğu ve art arda eklenmediği hususu dikkate alındığında, durumun haklı fesih hallerini düzenleyen 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/I. maddesi kapsamında bulunmadığı, davacı tarafça sağlık raporlarının kötü niyetle alındığının ispat edilemediği, söz konusu raporların sahteliğinin iddia edilmediği bu halde de İş Kanunu'nun 25/ II maddesi kapsamında bulunmadığı, bu durumda davaya konu feshin ancak geçerli neden kapsamında olabileceği, buna rağmen yukarıda açıklandığı üzere davacı işçinin savunmasının alınmamış olmasının tek başına feshin geçersiz olduğu sonucunu doğurduğundan ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu: Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. G) Gerekçe:
Davacının iş sözleşmesi 11.11.2016 tarihli fesih bildirimi ile; "Şirketimizde 19.12.2013 tarihinden beri sürdürmekte olduğunuz ve bugün itibariyle montaj bölümünde devam eden görevinize; İş Kanunu'nun 25-II. maddesinde belirtilen işçinin kastından dolayı sürekli rapor alarak işverenin iyi niyetini suiistimal ettiğiniz ve bu sebeple ödevli olduğunuz görevleri yerine getirmediğiniz için 01.11.2016 tarihi itibariyle işe akdinize son verilmektedir." açıklamasıyla feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacının iş akdine dosyada mevcut istirahat raporlarına göre davalı işyerinde çalışırken rahatsızlığına bağlı olarak 30 defada toplam 126 gün istirahat raporu aldığı, raporların sıklığı gözetildiğinde bunların sıhhati hususunda işverende şüphe uyandırdığı, ayrıca rapor süresinin İş Kanunu’nun 25/1-b maddesinde gösterilen ihbar süresine ilave 6 haftayı da aştığı hususları gerekçe gösterilerek İş Kanunu’nun 25/1 ve 25/2 maddeleri uyarınca haklı nedenle son verildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından raporların gerçeğe aykırı olduğu iddia edilmekle birlikte bu hususta ispata elverişli delil gösterilmediğinden feshe konu edilen eylemde İş Kanunu'nun 29/2 maddesindeki şartlar bulunmamaktadır.
Davacının raporlarının süresinin toplamı İş Kanunu’nun 25/1 maddesinde gösterilen davacı işçinin ihbar süresine ilave 6 haftayı aşmakla birlikte dairemiz uygulamasına göre bu raporların kesintisiz olması yani ardışık olması veya tek bir raporda yasada öngörülen sürenin aşılması halinde bu maddeye göre işverenin haklı fesih imkanı mevcut olup somut olayda rapor süresinin toplamı davacı işçinin ihbar süresine ilave 6 haftayı aşsa da raporların arasında boşluk bulunup ardışık olmadığından İş Kanunu'nun 25/1 maddesindeki fesih şartları oluşmamıştır. Diğer taraftan davacının sık rapor aldığı ve bu durumun işyerinde olumsuzluklara yol açtığı da sabittir.
Yine dairemiz uygulamasına göre, rapor süresi toplamının davacı işçinin ihbar süresine ilave 6 haftayı aştığını tespit eden ve bu nedenle fesih bakımından İş Kanunu'nun 25/1-b maddesindeki şartların oluştuğunu düşünen işverenin haklı fesih yaptığı düşüncesiyle feshi savunma almadan yapması da feshin geçersizliğine etki etmez. Açıklanan nedenle feshin haklı değil ancak geçerli nedene dayandığının kabulüyle davanın reddine karar veren ilk derece mahkemesi kararı yerinde olup Bölge Adliye Mahkemesinin sırf fesih öncesinde savunma alınmamasına istinaden davanın kabulüne dair verdiği kararı hatalıdır. Bu sebeple, Bölge Adliye Mahkemesince yerinde olmayan gerekçelerle verilen karar bozularak İş Kanunu'nun 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H) Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.) İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.) Davanın REDDİNE,
3.) Alınması gereken 44,40 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL. peşin mahsubu ile bakiye 15,20 TL. karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.) Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 217 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,
5.) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, Kesin olarak 25.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.