12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/20622 E. , 2013/29880 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/05/2013
NUMARASI : 2013/332-2013/488
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak takibin kesinleşmesinden önceki zamanaşımı itirazı ile birlikte, yetki ve imza itirazını ileri sürdüğü, mahkemece, borçluya, tarafların adresleri itiraz dilekçesinde yazılı olmadığı için tamamlamak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, daha sonra da eksik hususların tamamlanmadığı gerekçesiyle HMK'nun 119/son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. İcra mahkemesine yapılan başvuru, İİK. nun 169/a maddesine dayalı borca itiraz niteliğinde olup, Medeni Usul Hukuku anlamında dava olmadığından HMK. nun davaya ilişkin kuralları mutlak olarak uygulanmaz, ancak özel yasa olan İİK hükümleri ile çelişmeyecek ölçüde uygulanır.
Somut olayda mahkemece borçluya meşruhatlı davetiye gönderilerek gerek kendi gerekse alacaklının adresinin bildirilmesinin istenildiği, borçlu vekilince, borçlu asilin adresinin, alacaklı asilin ise T.C. Vatandaşlık numarasının bildirildiği görülmüştür.
İtiraz dilekçesinde alacaklının adresinin gösterilmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi aşırı şekilcilik olup hak kaybına neden olur. Kaldı ki itiraz dilekçesinde alacaklı vekilinin adres bilgilerinin mevcut olduğu görülmektedir. Ayrıca borçlunun, mahkemeye, alacaklının T.C. Vatandaşlık numarasını bildirmiş olması karşısında, UYAP sisteminden ya da ilgili nüfus müdürlüğüne müzekkere yazılarak alacaklı asilin adres tespitinin mümkün olduğu muhakkaktır. O halde mahkemece işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, 6100 Sayılı HMK.nun 119/1-b maddesi gereğince verilen kesin süreye rağmen adres bildirimi yapılmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.