12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/28293 E. , 2013/36297 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kumluca İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/06/2013
NUMARASI : 2010/238-2013/189
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte, borçlu tarafından imzaya ve borca itiraz edilerek çekteki imzanın borçlu şirket temsilcilerine ait olmadığı, temsilci tarafından vekaletname ile çek keşide etme yetkisi verilen vekil Burhanettin İnce'ye ait olduğu, ancak vekilin çek keşide tarihinden önce azledildiği ileri sürülmüş, mahkemece itirazın kabulü ile alacaklının takip konusu asıl alacak miktarının %20’si oranında tazminata ve %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verildiği, kararın alacaklı vekilince temyiz edildiği anlaşılmıştır.
İİK.nun 170/3.maddesine göre; icra mahkemesi, aynı Kanunun 68/a maddesine göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varırsa itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulmasına ve 4.fıkra uyarınca senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklıyı takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum eder.
Somut olayda, takip dayanağı çek, keşideci şirketin yetkili temsilcisinin vekaletname ile çek keşide etmeye yetkili kıldığı vekil tarafından imzalanarak alacaklıya verilmiştir. Ayrıca yetkili temsilcinin usulüne uygun vekaletname uyarınca çek keşide etmekle yetkilendirdiği vekilin, daha sonra azledildiğine ilişkin herhangi bir ilan mevcut olmayıp alacaklının bu durumdan haberdar olmamasında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğundan bahsedilemez. Bu durumda adı geçenin çeki takibe koymada ne surette kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu kanıtlanmadan, tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması, yukarıda belirtilen madde hükmüne aykırı olduğundan alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.