12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/25075 E. , 2013/36137 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kemer İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/05/2013
NUMARASI : 2013/34-2013/83
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu vekili tarafından, menfi tespit davası sonucunda müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verildiği ve ceza mahkemesince yapılan yargılama neticesinde ise satış ilanı tebligatının usulsüz yapıldığının tespit edildiği ileri sürülerek, yargılamanın yenilenmesi ile ihalenin feshine karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece istemin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 127. maddesi uyarınca satış ilanının satıştan önce borçluya tebliği zorunludur. Öte yandan 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tebliğ işlemi usulsüz bile yapılsa muhatap usulsüz tebliğ işlemini öğrenmiş ise öğrenme tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Bir diğer ifade ile yapılan tebligat yok sayılmayıp yalnızca tebliğin tarihi öğrenme tarihi olacaktır. Bu nedenle borçluya satış ilanı tebliği usulsüz olsa bile, borçlu satış gününden makul süre önce satışı öğrenmiş ise, öğrendiği tarih kendisine satış ilanı tebliğ edilen tarih kabul edilmelidir. Böyle bir durumda salt tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesi ile ihalenin feshi yoluna gidilemez.
Somut olayda şikayetçi borçluya satış ilanının 03.07.2007 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ise aynı tarihli menfi tespit davasına ilişkin dilekçesinde, satışın durdurulması yönünde tedbir kararı isteminde bulunduğu görülmektedir. Bu durumda borçlu aynı gün satışı öğrenmiş olduğundan, satış ilanı tebliği usulsüz kabul edilse bile, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca satış ilanının kendisine 03.07.2007 tarihinde tebliğ edildiği sonucuna varılmaktadır.
Nitekim borçlu tarafından icra mahkemesine ihalenin feshi istemi ile yapılan başvuruda satış ilanı tebliğ işleminin usulsüzlüğü ileri sürülmüş, hatta dava dilekçesinde, menfi tespit davası ile satış tarihinin öğrenildiği beyan edilmiş, mahkemece verilen ret kararı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Bu nedenlerle ceza mahkemesinin satış ilanı tebligatının usulsüz olduğuna ilişkin olarak yaptığı tespitin ihalenin feshi sonucunu doğurması mümkün olmadığından istemin reddi yerine yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.