Esas No
E. 2013/28731
Karar No
K. 2013/36478
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

12. Hukuk Dairesi         2013/28731 E.  ,  2013/36478 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 13/06/2013

NUMARASI : 2013/12-2013/455

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için  Tetkik Hakimi tarafından  düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

İİK'nun 50. maddesinin birinci fıkrasına göre HMK'nda yetkiye ilişkin hükümler para ve teminat alacaklarına dayalı takiplerde kıyas yolu ile uygulanır. Aynı fıkranın ikinci cümlesinde takibe konu akdin yapıldığı icra dairesinin de yetkili olduğu öngörülmüştür.

İİK'nun 50. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken HMK'nun 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.

Sözleşmenin ifa yeri 6098 Sayılı TBK'nun 89. maddesinde (818 Sayılı B.K'nun 73/1.maddesi) düzenlenmiştir Buna göre öncelikle borcun ifa yeri tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Şayet aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir. Ancak aranacak ya da aldırılacak borçlarda bu madde uygulanmaz. Nitekim Hukuk Genel Kurulu'nun 2001/12-1162-1191 sayılı kararında da bu kural benimsenmiştir. Öte yandan TBK'nun 89. maddesinin uygulanabilmesi için akdi ilişkinin kabul edilmesi gerekmektedir.

Somut olayda; cari hesap alacağına dayalı olarak genel haciz yolu ile yapılan ilamsız icra takibinde borçlu, yetki itirazı ile birlikte borç miktarına kısmen itiraz etmiş olup, alacaklı ile arasındaki hukuki ilişkiyi inkar etmemiştir. Bu durumda olaya uygulanması gereken ve takip tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK.nun 89/1. maddesine göre alacaklının kendi yerleşim yerinde icra takibi başlatmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. O halde mahkemece, yetki itirazı yerinde olmadığından borçlunun diğer itirazlarının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetki itirazının kaldırılmasına yönelik talebin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog