Esas No
E. 2012/26546
Karar No
K. 2013/3050
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

12. Hukuk Dairesi         2012/26546 E.  ,  2013/3050 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk)

TARİHİ : 26/06/2012

NUMARASI : 2012/54-2012/50

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için  Tetkik Hakimi tarafından  düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Kural olarak dava hakkı, o hakkın sahibi olan kimseye aittir. Başvuru tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan HMK'nın 71 maddesinde, dava açmaya ehil olan kişinin davasını bizzat yahut atayacağı vekil aracılığıyla ikame ve takip edeceği açıklanmıştır. Anılan hüküm uyarınca hak sahibi davayı bizzat açabileceği gibi vekil aracılığıyla da açabilir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35.maddesine göre de, dava açmak hakkının yalnız baroya kayıtlı avukata ait olduğu hususu düzenlenmiştir. Somut olayda; borçlu şirketin yetkilisi   olup şirket adına talepte bulunan vekalet ehliyeti olmayan bir kişidir. Bu nedenle şirket adına icra mahkemesinde şikayette bulunma, borca itiraz etme yetkisi bulunmamaktadır.

HMK'nın 114. maddesinde dava şartları düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasının e bendinde “dava takip yetkisine sahip olunması”na yer verilmiştir. Aynı kanunun 115/1 ve 2.  maddesinde ise “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” düzenlemesine yer verilmiştir.

HMK'nın 115/3. maddesinde ise dava şartı noksanlığı, mahkemece davanın esasına girilmesinden evvel fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ancak hüküm anında noksanlık giderilmiş ise, başlangıçtaki dava şartı noksanlığı nedeni ile davanın usulden reddedilemeyeceği belirtilmektedir.

Somut olayda, şirket adına dava takip yetkisi olmadığı yargılama boyunca mahkemece fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve hüküm anında da bu eksiklik giderilmemiştir. O halde, mahkemece HMK'nın 115. maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek kabulüne karar verilmesi doğru  değil ise de istem sonuçta reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.  SONUÇ  : Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.  

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog