Esas No
E. 2011/10111
Karar No
K. 2011/12662
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

14. Hukuk Dairesi         2011/10111 E.  ,  2011/12662 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.02.2009 gününde verilen dilekçe ile rödevans sözleşmesinin feshi, istirdat ve borçlu olmadığının tespiti istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı ödemesine dair verilen 01.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14.06.2011 günü mürafaa icrasından sonra dosyada görülen eksiklik nedeniyle evrak mahalline iade edilmiştir. Anılan eksikliğin giderilmesinden sonra dosya tekrar Dairemize gönderilmiş olmakla, içerisindeki bütün kağıtlar inelenerek gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı 9.06.2008 başlangıç tarihli işletme hakkı kira sözleşmesinin ifasında imkansızlık bulunması nedeni ile feshini, davalı kiralayana peşin ödenen 50.000 TL ile 5 aylık kira sebebi ile ödenmiş olan toplam 150.000 TL’nin istirdatını, hak kirasına karşılık keşide olunan her biri 30.000’er liralık 5 senet toplamı 150.000 TL için davalıya borçlu bulunmadıklarının tespitini istemiştir.

Davalı, basiretli bir tacir olması gereken davacının kiralık yeri görerek sözleşmeyi imzaladığını, açılan davanın reddini, davacının haksız ihtiyati tedbir kararı alması sebebiyle zarara uğradıklarını % 40’dan aşağı olmamak üzere hesaplanacak tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın reddine, İcra İflas Kanunun 72/4 maddesi gereğince dava alacaklı lehine sonuçlandığından 150.000 TL bedelli senetler yönünden bu miktarın % 40’ı oranındaki tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Taraflar arasında 09.06.2008 başlangıç tarihli işletme hakkı kirasına ilişkin sözleşmenin varlığı çekişmeli değildir. Davalıya yapılan 50.000 TL peşin ödeme ile 5 aya karşılık ödenen 150.000 TL rödevans bedeli karşılığıdır. Keza, menfi tespit davasına konu yapılan 20.12.2008, 20.01.2009, 20.02.2009, 20.03.2009 ve 20.04.2009 vade tarihli senetlerde rödevans karşılığı düzenlenerek davalıya verilmiştir. Gerçekten mahkemece doğru olarak saptandığı üzere davacı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre basiretli bir tacir olması gereken ticari şirkettir. Sözleşmeyi işletme alanını görmeden ve değerlendirmeden düzenlemesi kabul edilemez. Hasılat kirasının bir türü olan rödevans sözleşmelerinde de uygulanması gereken Borçlar Kanunun 274. maddesine göre kiracı kendi kusurunda yahut şahsında hadis olan bir arızadan dolayı kiralananı kullanamadığı veya sınırlı bir şekilde kullandığı takdirde kiralayan kiralananı sözleşme dairesinde kullanmaya hazır bulundurmuş oldukça kiracı kiranın tamamını vermekle yükümlüdür. Bu açıklamalara göre davacının diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır. Ancak;

Eldeki dava 03.02.2009 tarihinde açılmış, senet hamili olan davalı bu tarihten bir gün sonra yani 04.02.2009 tarihinde 20.12.2008 ve 20.01.2009 vadeli 30.000’ar TL’lik senetlerin tahsili için davacı aleyhine icra takibine girişmiştir. Dolayısıyla, orta yerde icra takibinden önce açılmış bir menfi tespit davası bulunmakta olup, dava alacaklı lehine sonuçlanmıştır. İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 4.fıkrası hükmüne göre davanın alacaklı lehine sonuçlanması halinde verilen ihtiyati tedbir kararı kalkar ve alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış olacağından doğan zararlara karşılık davacıdan % 40’dan az olmamak üzere tazminat tahsili gerekir.

Somut uyuşmazlıkta mahkemece sadece her biri 30.000’ar TL olan 20.12.2008 ve 20.01.2009 vadeli senetler için ihtiyati tedbir kararı verildiğinden diğer senetler bakımından verilen tedbir kararı üçüncü kişilerin haklarını etkilememek koşuluyla verildiğinde davacı sadece 20.12.2008 ve 20.01.2009 vade tarihli senetler bakımından tazminat talebinde bulunabilir. 20.02.2009, 20.03.2009, 20.04.2009 vadeli senetler için ihtiyati tedbir kararı üçüncü kişilerin haklarını koruyarak verildiğinden ve davacı hakkında üçüncü kişiler tarafından icra takibi yapılarak senede bağlı alacakları tahsil edildiğinden, dolayısıyla alacaklının tedbir sebebi ile alacağına geç kavuşması söz konusu edilemeyeceğinden bu senetler sebebi ile tazminat istenemez. Mahkemece yapılan bu saptama bir yana bırakılarak ihtiyati tedbir kararı verilmeyen senetler için de tazminata hükmetmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 825.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 25.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog