19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/4857 E. , 2013/8383 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, davacı tarafından davalı bankanın ... Şubesi nezdindeki paranın iadesi konusunda başvuruda bulunulduğunda 01.06.2010 tarihinde alınan bilgi ile paranın davacı şirketin eski ortağı ...'a ödendiğinin öğrenildiğini, ...'ın davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığını, Ekim 2006 tarihinde şirket yetkililiğinden ve ortaklığından ayrıldığını, bu tarihten itibaren şirket ortak ve yetkililerinin ... ve ... olduğunu, 2008 yılı Eylül ayında şirketin tasfiyeye girdiğini, tasfiye memurunun ... olduğunun sicilde ilan edildiğini, ilgili evrakın Ocak 2010 tarihinde banka görevlisine teslim edildiğini, paranın davacı şirkete iade edilmemesi üzerine davalı banka hakkında başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı alacaklı vekilinin takipte dosyaya sunduğu vekaletnamenin şirketin tasfiyeye girmeden önce vermiş olduğu vekaletname olduğundan şirket tasfiyeye girdikten sonra hükümsüz kaldığını, paranın ödendiği kişinin para almaya yetkili şirket ortağı olduğunu, şirket ortaklığından ayrılmış olduğuna ilişkin bilginin davacı tarafından yazılı olarak davalı bankanın şubesine bildirilmediğini, şirket yetkilisi konumundaki ...'a talebi doğrultusunda ödeme yapıldığını savunarak davanın reddine, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; tasfiye haline giren davacı şirkette önceki organların yetkisi kalmadığından şirketin tasfiyesi ile ilgili işlemleri yapmak ve bu arada dava konusu paranın bankadan çekilmesi tasfiye memuru ...'in yetkisinde olduğu, davalı bankanın şubesinde yapılan incelemede, davacı şirketin tasfiye haline girdiğini gösterir evraka rastlanmamış ise de devlet tarafından verilen imtiyaza dayalı olarak çalışan ve kamu güvenine mazhar olan davalı bankanın titiz inceleme yaparak ticaret sicilini kontrol etmesi ve müşterisi şirketin tasfiye halinde olduğunu öğrenmesi gerektiği, kaldı ki, Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi Yönetmeliği uyarınca kurulan Risk Merkezi aracılığıyla bankaların müşterileri ile ilgili risk taşıyan bilgileri paylaşabildikleri, davacı şirketin tasfiye haline girdiğini bilen ve bilmesi gereken davalı bankanın artık yetkisi kalmayan eski şirket ortağı ve yetkilisi ...'a yaptığı ödeme davacı şirketi bağlamayacağından davalı bankanın yetkisiz kişiye ödediği bedeli davacı şirkete ödemesi gerektiği, bu nedenle bilirkişi raporu ile saptanan 10.893,66-TL asıl alacak bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının icra takip dosyasına itirazının kısmen iptaline, takibin 10.893,66-TL asıl alacak bedeli üzerinden 21.06.2010 takip tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, davacının fazlaya ilişkin 554,13-TL isteminin reddine, hükmolunan asıl alacak bedeli üzerinden taktiren %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yasal koşulları oluşmadığından, redde konu bedel üzerinden davalının %40 haksız takip tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.