19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/4540 E. , 2013/8335 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, davalının davacı aleyhine senede dayalı icra takibi yaptığını, davacıyı temsilen senedi imzalayan ...'ın davacı adına kambiyo senedi düzenleme yetkisinin olmadığını belirterek icra takibi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, dosya kapsamında tahsilat yapılmış ise bu bedellerin istirdatına ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın İİK 72 maddesine göre süresinde açılmadığını, davalının senetleri dava dışı ... Madencilik şirketinden kömür alım satımı nedeniyle ciro yoluyla aldığını, senetlerde malen kaydının bulunduğunu, davacının kömürleri teslim almadığını ispatlaması gerektiğini, haciz sırasında site yöneticisi ...'ın sitenin banka hesaplarında bulunan paralarının alınması yönündeki muvafakatine istinaden belirli tarihlerde bankada bulunan paraların icra dosyasına yatırıldığını, davalının 3.kişi konumunda bulunup iyi niyetli yetkili hamil olduğunu, istirdat talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; takibe konu bonoları düzenleyen apartman yöneticisi ...'ın apartman adına bono düzenleme yetkisi olmadığı, davalı alacaklının muhattabının bonoyu düzenleyen yönetici olduğu, yönetim hakkında yapılan icra takibinde davacının bonolar nedeniyle borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı lehine % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bentin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davalı dava konusu senetlerde ciro yoluyla hamil olup senetleri imzalayan kişinin temsil yetikisi bulunup bulunmadığını bilemeyeceğinden könütiyetli kabul edilemez. Davacı borçlunun kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü isabetsiz ise de yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 md. Uyarına düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.