Esas No
E. 2018/4319
Karar No
K. 2019/10549
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Miras Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2018/4319 E.  ,  2019/10549 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı; dava konusu 48 ve 277 parsel sayılı taşınmazlarda müteveffa annesi ... ile anneannesi Şahnisa Biter’in paydaş olduğunu ve miras bırakanlarının hissedar olduğu taşınmazların davalı tarafından haksız şekilde kullanıldığı iddia edilerek el atmanın önlenmesi ile 7.500 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı; paydaş olduğu dava konusu taşınmazlarda babasından intikalen gelen kısmı kullanıldığını ve davacının tek başına dava açamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 48 ve 277 nolu parsel üzerindeki davacı ...’ın annesi ... ve anneannesi ...'den intikal eden hisseler üzerindeki davalının müdahalesinin men’ine, 7.500,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Tapu kayıtları incelendiğinde görülmektedir ki, tapuda tarla vasfındaki 48 ve 277 parsel sayılı taşınmazlarda taraflar mirasçı sıfatıyla paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 tarihli ve 2002/3-131 Esas, 2002/114 Karar sayılı kararı). Somut olaya gelince, dava konusu taşınmazlar tapuda tarla vasfında olup mahkemece yukarıda izah edilen intifadan men şartının gerçekleşip gerçekleşmediği tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde belirlenmemiştir. Hal böyle olunca, mahkemece, Kars Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/6127 sayılı soruşturma dosyası ikmal edilerek, yukarıda belirtilen ilkeler göz önünde bulundurulmak suretiyle intifadan men olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, dava konusu taşınmazların intifadan men olgusu yönünden yukarıda sayılan istisnalar arasında olup olmadığının belirlenmesi, intifadan men koşulunun dava tarihinden önce gerçekleştiğinin tespit edilmesi halinde de davacının ( mirasçı sıfatıyla) zeminde paydaş olduğu gözetilerek zemin (tarla) geliri aksi halde taşınmazların mevcut durumu üzerinden net gelir metoduna göre davacının talep ettiği süreler ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği tarih gözönünde bulundurularak eldeki dava tarihine kadar olan dönem için davacının miras payı oranında hesaplanacak ecrimisile karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.

SONUÇ: Davalı asilin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Miras Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3 K1086 md.428
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.