12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/4608 E. , 2013/13393 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/11/2012
NUMARASI : 2011/688-2012/842
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazlarının reddi ile;
TTK'nun 688/6. maddesinde; bonoda tanzim yerinin yazılı olması gerektiği, aynı kanunun 689/son maddesinde ise; tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun tanzim edenin adı ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir. Somut olayda takip konusu senette keşide yeri yazılı olmadığı gibi, keşidecinin ad ve soyadı yanında herhangi bir adresin yer almadığı görülmektedir. Bu durumda takibe dayanak belgede tanzim yeri yazılı olmadığından senedin kambiyo senedi vasfı bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, İİK'nun 170/a-2.maddesi uyarınca takibin resen iptaline karar verilmesi yerine, işin esası incelenerek takip dayanağı bonodaki imzanın borçluya ait olmadığı gerekçesiyle takibin iptali isabetsiz ise de sonuçta takibin iptaline karar verildiğinden, mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Öte yandan takip dayanağı bonoda keşide yerinin bulunmaması nedeni ile takibin iptali İİK.nun 170/a maddesi kapsamında şikayettir ve anılan maddede tazminat düzenlenmediğinden, alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararı düzeltilerek onanmalıdır.