12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/19196 E. , 2013/28708 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/11/2012
NUMARASI : 2012/253-2012/901
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı, borçlunun, imzaya itirazını belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, verilen kesin sürede bilirkişi ücreti yatırılmadığından itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde, borçlunun da hazır bulunduğu 13/09/2012 tarihli celsede borçluya 150,00TL bilirkişi ücretini yatırmak üzere iki haftalık kesin süre verildiği, verilen bu iki haftalık kesin sürede masrafın yatırılmadığı gerekçesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.
Burada belirtmek gerekir ki, 13/09/2012 tarihli duruşma tutanağında karar altına alınan ve borçludan iki haftalık kesin sürede yatırması istenilen 150,00 TL avans, gider avansı olmayıp delil avansı niteliğindedir. Delil avansı HMK'nun 324. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddenin birinci bendine göre taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. İkinci bentte ise taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır hükmü yer almaktadır. Ancak, Hukuk Genel Kurulunun 26/04/2006 tarih ve 2006/12-259 esas - 2006/231 sayılı kararında vurgulandığı üzere, senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir.
O halde, mahkemece, ispat yükünün alacaklıda olduğu göz önünde bulundurularak HMK.nun 324. maddesi kapsamında delil avansının yatırılması için işlem yapılması, sonucuna göre imza itirazı hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile işin esasına girilmeden davanın usulden reddi isabetsizdir. Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.