13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2013/10427 E. , 2013/20936 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 22/02/2010 tarih ve 17.904,80 TL lik bir adet faturaya istinaden haklarında takip başlatıldığını, davalı şirket ile hastane arasında 19/08/2009 tarihinde imzalanan sözleşmenin 31/12/2010 tarihinde bitmiş olduğunu, sözleşme çerçevesinde kayıtlara girişi yapılan tüm kitlere ödemeler yapıldığını, davalı şirketin takip konusu yaptığı 22/02/2010 tarih ve A-197538 seri sıra numaralı faturanın kaydına rastlanılmadığını, faturada malların teslim tarihi ve irsaliye numarası ile ilgili herhangi bir ibarenin bulunmadığını, faturanın geçersiz olduğunu ileri sürerek davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespitini, alacağın %40'ından az olmamak üzere tazminat ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, ... İcra Müdürlüğünün 2011/333 E sayılı takip dosyasına konu A-197538 seri numaralı fatura yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından İİK 72/5 Maddesi uyarınca 3.580,96 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş;hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.İİK 72/5 maddesi takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davalı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır. Eldeki davada davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir ancak bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.