19. Ceza Dairesi
19. Ceza Dairesi 2019/30502 E. , 2019/12962 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık hakkında 03.04.2012 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine, İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nce verilen 2012/771 E, 2015/851 K. sayılı hükmün dairemizce incelenerek 12.09.2019 tarihinde bozulmasına karar verilmesi karşısında;
Anılan dosya getirtilip incelenerek mümkünse birleştirilmesi, kesinleşmiş olması halinde ise suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp, hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1.Sanığın hizmet üretmek suretiyle katılanın marka hakkına tecavüz ettiği iddiası ile açılan kamu davasında uzlaştırma prosedürü uygulanmadan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmişse de; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılmadan önce de, üreticiler yönünden etkin pişmanlık hükmünün uygulanma olanağı bulunmadığı, bu eylemin suç tarihi itibariyle de uzlaşmaya tabi olduğu anlaşılmakla; soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-1. maddesinde düzenlenen ve sanığın eylemine uyan suçun, CMK'nin 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşmaya tabi olması karşısında, anılan maddelerde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun olarak uzlaştırma prosedürünün uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına engel olduğu kabul edilen Kartal 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/1610 Esas, 2008/872 Karar sayılı ilamının elektrik hırsızlığı suçundan 765 sayılı TCK’nin 491/ilk maddesine göre hükmolunan para cezasına ilişkin olması ve 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 82. maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılarak TCK'nin 163/3. maddesinde yeniden düzenlenmesi ve anılan Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında; elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyeti bulunan kişinin anılan Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde zararı tamamen tazmin etmesi halinde verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılacağı hükme bağlanmış olması karşısında, adli sicil kaydındaki ilamla ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin TCK'nin 50/1-a maddesi yerine 51/1-a olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.