16. Hukuk Dairesi
16. Hukuk Dairesi 2013/12290 E. , 2013/12057 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı Hazine vekili; Kabasakal Köyü 1080 (108) nolu kök kadastro parselinin, davalı ... Belediyesinin 37 nolu düzenleme bölgesinde yaptığı imar uygulaması kapsamında kaldığını ve daha sonra da davalı ... Büyükşehir Belediyesi tarafından imar düzenlemesine tabi tutularak çok sayıda imar parselinin oluşturulduğunu; anılan imar uygulamalarından önce Hazine adına kayıtlı 1080 sayılı kök parselin kadastro sınırları içerisine de şuyulandırmalar sonucunda yol alanı ile Kabasakal Köyü 4908 ada 2, 5463 ada 5, 6 ve 16 sayılı imar parsellerinin meydana getirildiğini, ancak gerek ... Belediyesince yapılan 37 nolu imar düzenlemesinin ve gerekse aynı bölgede ... Büyükşehir Belediyesince yapılan imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiklerini ileri sürerek; 1080 sayılı parsele geri dönüşümü teminen tapu iptali ve Hazine adına tescil, olmadığı takdirde tazminat istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda “fenni bilirkişi ...'ın 15.01.2010 günlü raporunda gösterilen Kabasakal Köyü 6318 m2 miktarlı 1080 numaralı ihdas parselinin Hazine adına ihyasına, aynı tarihli krokide (E) harfi ile gösterilen 98.75 m2 ve (F) harfi ile gösterilen 67.60 m2'lik kısımların imar planına göre yolda kaldığı anlaşıldığından ihya edilen alandan terkinine, davanın kabul şekline göre tazminatla ilgili hüküm tesisine yer olmadığına, davalı yerde davadan sonra ... Belediyesinden ayrılan ... Belediyesi kurulduğundan, ... Belediyesi hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... Belediye Başkanlığının davalı yerde yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine” karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı ... ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastral parselin ihyası, mümkün olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazın öncesinde tespit dışı alandan ihdasen Hazine adına tescil edildiği, bilahare ... Belediyesince başka birçok parselle birlikte 37 nolu düzenleme bölgesinde imar uygulamasına tabi tutulduğu, bu imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edilmesi üzerine davalı ... Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan imar düzenlemesinin de idari yargı yerinde iptal edildiği, çekişme konusu taşınmazın bulunduğu yerin yargılama sırasında yeni kurulan ... Belediyesi sınırları içinde kalması üzerine anılan Belediyenin de davaya dahil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı Hazine eldeki davada çekişmeli imar parsellerinin kayıtlarının dayanaksız hale geldiğini belirterek imar öncesi duruma dönülmesini ve ihdasen oluşan parselin yeniden Hazine adına tescilini, olmadığı takdirde zararının tazminini istemiştir. Mahkemece, sicil kayıtlarının illetini teşkil eden idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilerek kayıtların dayanaksız hale geldiği ve sicil kayıtlarının yolsuz tescil durumuna düştüğü belirlenmek ve benimsenmek suretiyle hüküm kurulmuş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Ancak; çekişmeli imar parsellerinin 1080 sayılı ihdas parseli sınırları içerisinde kalan kısımlarının iptali ve bu ihdas parseli kapsamında kalan yol alanlarıyla birlikte kadastral parselin ihyası ve Hazine adına tescile hükmedilmesi gerekirken, iptal ve tescil yönünde hüküm kurulmamış olması ve yol alanlarının terkinine karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan; davanın açılmasına davalı ... Büyükşehir Belediyesi ile ... Belediyesi'nin yapmış oldukları işlemlerin sebep olduğu, çekişme konusu bölümün yargılama sırasında yeni kurulan ... Belediyesi sınırları içerisine dahil edilerek ... Belediyesi ile ilgisinin kalmadığı, ancak anılan Belediyenin yapmış olduğu işlemlerden halefiyet ilkesi gereği ... Belediyesi'nin sorumlu olduğu; bu durumda yargılama giderleri ile bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinin davalı ... ... ile dahili davalı ... Başkanlığına yükletilmesi gerektiği; ayrıca taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmayıp, davadaki istek kamusal tasarruftan kaynaklanan sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin bulunduğuna göre, hüküm altına alınması gereken karar ilam harcı ile vekalet ücretinin maktu olması gerektiği açıktır. O halde mahkemece, halefiyet durumu gözetilmeksizin dahili davalı ... Belediyesi bakımından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi ve davalı ... Belediyesi lehine de vekalet ücretine hükmedilmiş olması isabetsizdir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine,
06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.