4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2017/291 E. , 2019/5278 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 25/07/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davacının Aralık 2006'da 20.000,00 TL ifrazat aldığını, bunun teminatı olarak 3.200,00 TL tutarlı 10 adet sıralı bono verdiğini, ödenmeyen 6 bono bedelinin aleyhine başlatılan Kartal 2. İcra Müdürlüğünün 2006/6747 sayılı icra takip dosyasında tahsil edildiğini, sözlü anlaşma ve 04/03/2008 tarihli protokole rağmen evli olan davalıların davacının taşınmazını icrada sattırdıklarını, tahliye emri üzerine davacının kira ile ev tuttuğunu, İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/07/2012 tarih 2010/257 esas 2012/252 karar sayılı menfi tespit, istirdat, maddi ve manevi tazminat davaları sonucu bir kısım zararlarının tazmin edildiğini fakat davacının aldığı faizli tutarla evin aynısını veya emsalini alamayacağını, çevrenin gelişerek taşınmaz fiyatlarının çok fazla arttığını belirterek faizle karşılanamamış değer artış farkı ile 14/06/2010-01/07/2014 tarihleri arası kira alacağının davalılardan tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalılar vekili; davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; bilirkişi raporu alınmış, davacının maliki olduğu bağımsız bölümün haksız olarak gerçek değerinin altında icraen satıldığı ve davacının ev kiralamak zorunda kaldığı, munzam zararın bulunmadığı ancak raporla hesaplanan kira bedeli açısından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HMK'nın 26. maddesi uyarınca; hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Buna göre, kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Mahkemece hükmedilecek tazminatın belirlenmesinde dava edilen sonuç istemin aşılıp aşılmadığının incelenmesi zorunludur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı tarafından İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/257 esas sayılı dosyası ile menfi tespit ve istirdat davası açıldığı, İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/245 esas sayılı dosyasında kira bedeli ve maddi tazminat davası açıldığı, her iki davanın birleştirilerek yapılan yargılaması neticesinde asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, sonrasında ise ilama konu tutarların davacı tarafından icra takibine konularak 26/11/2013 tarihinde 186.294,40 TL, 27/02/2014 tarihinde 36.552,75 TL ödemeler ile infaz edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı tarafça evin bedeli 26/11/2013 tarihinde icra dosyasına ödenmiş olmakla bu tarihten sonraki günler için mahrum kalınan kira bedelinin istenemeyeceği yönündeki mahkeme gerekçesi yerinde olmakla birlikte; davacı vekili tarafından mahkemeye sunulan 25/07/2014 tarihli dava dilekçesi ile davacının evinin satılması ve tahliyesi nedeniyle kiraya çıkmak zorunda kaldığı belirtilerek 01/08/2009 tarihinde aylık 500,00 TL, 01/10/2011 tarihinden itibarense aylık 400,00 TL'ye ev kiralandığı ve bu nedenle 14/06/2010-01/07/2014 tarihleri arası için 21.050,00 TL kira alacağının tahsili isteminde bulunulduğu, ancak mahkemece hükme esas alınan 01/12/2015 tarihli bilirkişi raporu ve 04/04/2016 tarihli ek bilirkişi raporlarıyla icra takibi sonucunda ihaleyle satılan meskenin, keşif tarihi olan 04/05/2015 tarihi itibariyle getirebileceği aylık kira bedelinin 650,00 TL olduğu belirlenerek, aynı aya ilişkin yıllık ÜFE oranına göre yıllık dönemler halinde geriye doğru ötelenmek suretiyle 14/06/2010-26/11/2013 tarihleri arası 21.422,47 TL kira alacağının bulunduğu tespit edilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak taleple bağlı kalınarak 21.050,00 TL' nin tahsiline karar verildiği belirtildiği halde dava dilekçesi ile talep edilen kira bedellerinin aşılması suretiyle hesaplama yapıldığı anlaşılmıtır.
Şu durumda, mahkemece 14/06/2010-26/11/2013 tarihleri arası kira bedelinin talep aşılmamak suretiyle hesaplatılarak zarar kapsamı belirlenip hüküm altına alınması gerekir. Mahkemece belirtilen bu husus değerlendirilmeden yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.