8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2016/21907 E. , 2019/11511 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, borçlunun adresine haciz için gidildiğinde kentsel dönüşüm sebebi ile yıkıldığını tespit ettiklerini, çevre esnafına sorularak borçlunun haciz yapılan adreste faal olduğunu öğrendiklerini, adreste ismini beyan etmeyen olay çıkararak tehditler savurarak haczi engellemeye çalışan bir kişi bulunduğunu, gelen polislerin yanında da adı geçenin tehditlere devam ettiğini, mahalde borçlunun babasına ait evraklar bulunduğunu, üçüncü kişi şirket ortağının borçlunun yeğeni olduğunu, davalı şirket ile borçlunun aynı iş alanında faaliyet gösterdiğini belirterek, davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı üçüncü kişi vekili, haciz mahalinde bulunan kişinin kim olduğunu bilmediklerini, haciz mahallinin ve haczedilen menkullerin müvekkili şirkete ait olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, haczin borçlunun yıkılan sicil adresinin bulunduğu cadde üzerinde yapıldığı, üçüncü kişi şirketin yetkililerinden birinin borçlunun yeğeni olduğu, haciz esnasında borçlunun babasına ait evrak bulunduğu, adreste hazır bulunan kişinin ısrarla kimlik göstermediği, haciz yapan görevlilere sözlü olarak mukavemet ettiği, haczi engellediği, hayatın doğal akışına göre emaneten dükkana bırakılan kişinin bu şekilde davranmayacağı adı geçenin büyük oranda borçlu olmasının muhtemel olduğu, çevre esnafının haciz adresini borçlunun faaliyet adresi olarak gösterdiği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK.’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Haciz, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı gibi, haciz adresi davalı üçüncü kişinin sicil adresidir. Bu durumda İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi davalı üçüncü kişi yararınadır. Buna göre yasal karinenin aksi ispat külfeti alacaklı taraftadır. Haciz mahallinin borçlunun yıkılan adresi ile aynı cadde üzerinde olması, üçüncü kişi şirketin hissedarlarından birinin borçlunun yeğeni olması yasal mülkiyet karinesinin aksini ispat için yeterli değildir. Mahkemece bu bilgiler ışığında davanın reddine karar verilmesi gerekirken varsayıma dayalı gerekçeler ile kabule karar verilmesi doğru görülmemiştir.