14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2013/11530 E. , 2013/14795 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.12.2011 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın 310 parsel sayılı taşınmaz maliki dahili davalı ... yönünden kabulüne dair verilen 17.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, 311 parsel sayılı taşınmaz lehine, 310 parsel sayılı taşınmaz üzerinden fen bilirkişisinin 07.05.2012 tarihli rapor ve krokisinde “A” harfi ile gösterilen 1 no'lu güzergah üzerinden 4m genişliğinde geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hallerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Somut olayda, 310 parsel sayılı taşınmazdan geçit tesis edilen A harfi ile gösterilen güzergah üzerinde bilirkişi raporlarına göre ağaç, yapı vs. muhdesat bulunmadığı halde mahkemece hüküm sonucunda geçit güzergahı üzerindeki yapı ve muhdesatların kal'ine şeklinde hüküm kurulması çelişki oluşturmaktadır.
Ayrıca, kabul edilen geçit güzergahında sadece keskin viraj olan yerlerde manevra kabiliyetini sağlamak için 3 m. geçit genişliğinin aşılabileceği düşünülmeksizin Dairemizin yukarıda açıklanan ilkelerine aykırı şekilde yetersiz gerekçe ile 4 m. genişliğinde geçit kurulması da doğru görülmemiş, bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.