8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2016/9253 E. , 2019/10577 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, Hazine adına kayıtlı bulunan 701 parsel sayılı taşınmazda kendisine ait yapının bulunduğunu, kamulaştırma çalışmaları esnasında yapının dava dışı ... adına tespit edildiğini, taşınmazın ... 1 Baraj gölü yapım çalışmaları nedeniyle sular altında kaldığını ileri sürerek yapının kendisine ait olduğunun tespitine, kamulaştırmasız el atmadan doğan bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı DSİ Genel Müdürlüğü, muhdesat tespiti davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle muhdesatın tespiti isteğinin kabulüne, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat isteğine yönelik davanın tefrik edilmesinden dolayı bu istek bakımında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar, dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesatın tespiti ve kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat isteklerine ilişkindir. 1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, arsa harman yeri nitelikli 701 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğu, taşınmazın 06.04.1966 tarihinde eski tapu kaydına istinaden kadastro tespitinin Hazine adına yapıldığı, tespit tutanağında " ...678 parselle birlikte 14.08.1954 tarih ve 7 nolu tapu kaydıyle Maliye Hazinesinin malı olduğu ve 678 parsel üzerine ... tarafından 10 sene evvel bina inşa edildiği..." denildikten sonra beyanlar hanesinde de "... işgalindedir ve bina inşa edilmiştir" şeklinde şerh bulunduğu, ancak anılan ibarenin tapu kaydına yansımadığı, davalı DSİ Genel Müdürlüğü'nün 13.02.2015 tarihli cevabından taşınmazda 2008 yılı kamulaştırma çalışmaları esnasında yapılan tespitlerde yapının davacı adına değil dava dışı ... adına tespit edildiği, taşınmaz Hazineye ait olduğundan tebligat işlemleri yapılmadan fiilen el atıldığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırmanın karar vermeye yeterli olduğunu söyleyebilmek güçtür. Şöyle ki; kadastro tespit tutanağında yer alan binanın davaya konu olan ev ile aynı yapı olup olmadığı araştırılmadığı gibi tespit tutanağında ismi yazılı olan ... ile davacı ... arasında bir ilgi olup olmadığı da tespit edilmiş değildir. Hal böyle olunca, tespit tutanağında yer alan binanın davaya konu olan ev ile aynı yapı olup olmadığı araştırılması, tutanakta adı geçen dava dışı ... ile davacı arasında bir bağ olup olmadığının belirlenmesi ve çekişmeli yapının hangi tarihte inşa edildiğinin saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 2. Kabule göre de; kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat isteğine ilişkin tefrik kararı verildiği halde nihai kararda bu isteğe yönelik yeniden karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi de isabetsizdir.