16. Hukuk Dairesi
16. Hukuk Dairesi 2013/8189 E. , 2013/12716 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle; dava konusu 144 ada 22 parsel, 242 ada 37 ve 41 parsel, 257 ada 19, 365 ada 13, 405 ada 4, 410 ada 1, 466 ada 16 ve 523 ada 8 parsel sayılı sırasıyla 1397.13, 470.44, 2064.80, 58.10, 931.49, 1583.62, 572.17, 2671.85 ve 2678.67 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ...; 234 ada 17 parsel, 262 ada 28 parsel, 275 ada 46 parsel ve 365 ada 12 parsel sayılı sırasıyla 3500.95, 214.99, 7850.08 ve 365.12 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ...; 409 ada 4 parsel, 365 ada 14 parsel ve 275 ada 55 parsel sayılı sırasıyla 389.98, 1084.54 ve 1659.35 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ...; 144 ada 21, 242 ada 40 ve 42, 275 ada 49 ve 56, 365 ada 15, 405 ada 5, 406 ada 1, 409 ada 6, 410 ada 2, 468 ada 2, 469 ada 8 ve 10, 519 ada 25, 520 ada 28 ve 521 ada 4 parsel sayılı sırasıyla 1546.03, 1004.21, 1161.14, 2118.60, 2888.51, 1016.27, 3759.23, 1575.24, 126.95, 756.90, 1211.80, 619.37, 2257.44, 1124.67, 1466.15 ve 3353.44 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları, miras yoluyla gelen hakka dayanarak, payları oranında tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı ... yönünden davanın reddine, davacılar ... yönünden ise kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının davacıların payı oranında iptali ile davacılar ... adlarına 3/36'şar pay ile tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ...'den kaldığı ve terekesinin yöntemine uygun paylaşıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde, davacı taraf lehine miras payları oranında tapu iptal ve tesciline dair hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Gayrimenkulün aynına ilişkin davalarda yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının çekişmeli taşınmazlar başında dinlenilmesi zorunlu bulunduğu halde, tanık olarak beyanlarına başvurulan davalı tanıkları duruşmada dinlenilmiş; paylaşmanın yapıldığını ileri süren taraflardan ve tanıklardan, paylaşmanın tarihi ve mirasçılardan kimlerin katılımının olduğu sorulmamış; belirlenecek paylaşma tarihi itibariyle davacılar ...'ın reşit olup olmadıkları araştırılarak, reşit değiller ise, mahkemece paylaşıma katıldığı kabul edilen anneleri Yeter'in, paylaşıma davacı çocukları ( ...) adlarına katılmış olup olmadığı belirlenmemiş, davacı ...'in ne sebeple miras payına karşılık başka taşınmaz alıp almadığı üzerinde durulmamış, var ise paylaşmada her bir mirasçının miras payına karşılık ne aldığı değerlendirilmemiş; bir kısım tanıklar paylaşımın yapıldığını, bir kısmı ise yapılmadığını veya tüm mirasçıların katılımının bulunmadığını bildirdikleri halde beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeye çalışılmamıştır. Diğer yandan, çekişmeli taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı 1994 yılında ölen ...'den geldiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; tapuda kayıtlı olmayan ve ortak miras bırakan ...'den kalan taşınmazlar üzerinde davalılar tarafından sürdürülen zilyetliğin neye dayandığı, ... mirasçıları arasında yapılmış bir taksime dayanıp dayanmadıkları hususundadır.
Davacı taraf, taşınmazların taksim edilmediğini ileri sürdüğüne ve taksim olgusunu kanıtlama yükümlülüğü taksime dayanan tarafa ait bulunduğuna göre; somut olayda ispat külfeti davalı tarafa düşmektedir. Taksimin varlığına dayanan tarafın, taksimde tüm mirasçıların ya da yasal temsilcilerinin (reşit olmayan mirasçılar yönünden velilerinin) katıldığını, taksim hususunda rızai bir anlaşma olduğunu ve taksimin bozulmadığını, taksim sırasında hangi mirasçıya hangi taşınmazların isabet ettiği kanıtlanması gerekir. Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama sonucunda uyuşmazlık aydınlanmadığı halde davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Eksik ve karar vermeye yeterli olmayan araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesine göre hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir. Hal böyle olunca; taraflara Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca tanık bildirme hakkı tanındıktan sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmaz üzerinde ortak miras bırakan ...'in ölümünden sonra devam eden davalıların zilyetliğinin neye istinaden olduğu, ... mirasçıları arasında yöntemince yapılmış bir taksim olup olmadığı, taksim varsa bu taksimde çekişmeli taşınmazların kim veya kimlerin payına düştüğü gibi hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanmaya çalışılmalıdır. Yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmeli; değerlendirme yapılırken, paylaşım olgusu kanıtlanamamış ise terekeye dahil mal üzerindeki bir mirasçı tarafından sürdürülen zilyetliğin, lehine sonuç doğurmayacağı, paylaşım olgusunun varlığının kanıtlanması halinde ise paylaşımda eşitliğin zorunlu bulunmadığı hususları da gözetilmelidir. Bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.