19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/3768 E. , 2013/8530 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, yanlar arasında adi ortaklık sözleşmesinin bulunduğunu, bu sözleşmeye göre nakit ihtiyacının karşılanması için diğer ortak davalı ... tarafından bankadan şahsı adına kredi talebinde bulunulduğunu, kredinin teminatı olarak müvekkilinin imzaladığı dava ve takibe konu bononun verildiğini, davalının kullandığı kredi borcunu kapatarak bankadan aldığı bonoyu icra takibine konu ettiğini, bononun bedelsiz olduğunu, kaldı ki bonoda “malen” kaydının bulunmasına karşın müvekkilinin davalıdan herhangi bir mal ya da hizmet almadığını ileri sürerek bonoya dayalı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bononun teminat bonosu olmadığını, davacının müvekkiline olan borçlarının bir kısmını karşılamak üzere dava konusu bonoyu müvekkiline verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının ticari defterlerinde dava konusu bono kaydına rastlanılmadığı gibi davacı ile ilgili bir alacak borç ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, bonoya dayalı icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, bonodan dolayı açılan menfi tespit davasıdır. Davacı, ihdas nedeni “malen” kayıtlı bulunan bononun kullanılan kredinin teminatı olarak davalıya verildiğini ileri sürmüş, davalı ise bononun davacının borcuna karşılık alındığını savunmuştur. Taraflar arasında bononun mal karşılığı düzenlenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda, davacının bononun teminat amacıyla verildiğini yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği gözetilmeden yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.