12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2012/16136 E. , 2012/31465 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/05/2012
NUMARASI : 2012/69-2012/568
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Davacı alacaklı vekili İstanbul 12.İcra Hukuk Mahkemesinin 01.06.2010 tarihli 2010/218 Esas, 2010/386 Karar sayılı kararının Yargıtay tarafından bozulduğunu,bozma tarihi itibariyle ve halen takibin durdurulmasına yönelik bir karar verilmediğini, haciz taleplerinin icra müdürlüğü tarafından Yargıtayın bozma kararı ile tüm işlemlerin durduğu gerekçesiyle taleplerinin reddine karar verildiğini beyan ederek 13.01.2012 tarihli İcra Müdürlüğü işleminin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece ilamlı icra takibinin uygulama alanına giren İİK.un 40.maddesinin somut olayda uygulanmayacağı, ilamsız icra takibinin kesinleştiği, yargılaması devam eden davada tedbir kararının mevcut olmadığı, takibe devam etmek isteyen alacaklının haciz talebinin icra müdürlüğü tarafından kabul edilmemesinin usul ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemeleri kurulana kadar yürülükte bulunan İİK.'nun 366.maddesinin son fıkrasında ''Bozma kararı üzerine icra ve iflas işlerinde 40 ıncı madde hükmü kıyasen uygulanır.'' Aynı kanunun 40/1. maddesinde ise '' Bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur.'' denilmiştir. Somut olayda borçlu hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı ve ödeme emrinin 15.05.2009 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun usulsüz tebliğ şikayetinin Beyoğlu 1. İcra Mahkemesi tarafından kabul edilerek tebliğ tarihinin 03.03.2010 tarihinde yapılmış sayılmasına karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2010/20313 E - 2011/1034 K sayılı kararı ile ''...tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığı görülmektedir.Mahkemece şikayetin reddi gerekirken istemin kabulü ile tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi isabetsizdir.'' denilerek mahkeme kararının bozulduğu, borçlunun karar düzeltme talebi üzerine dairemizin 2011/ 13964-16626 esas sayılı kararında'' Borçlu, icra mahkemesine başvurusunda ödeme emri tebligatının yapıldığı adreste oturmadığını ileri sürmüş, bu konuda bir kısım belgeler sunmuştur. Bu durumda mahkemece, adı geçene tanık bildirme ve iddiasını ispatlama imkanı verilmek ve gerektiğinde zabıta araştırması yapılmak suretiyle tebliğ işleminin yapıldığı tarihte tebligat yapılan adreste oturup oturmadığı belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Her ne kadar tebliğ işleminin şeklen yasaya uygun olduğuna ilişkin Dairemiz bozma ilamı yerinde ise de, açıklanan nedenlerle bozma gerekçesi eksik olduğundan borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü yoluna gidilmiştir. '' denilerek 17.02.2011 tarihli 2010/20313 Esas ve 2011/1034 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili karar düzeltme talebinin kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Yukarıdaki nedenlerle;
İİK 366/4 maddesi yollamasıyla İİK 40 maddesi gereğince Yargıtay bozma ilamından dolayı icra muameleleri olduğu yerde durduğu için icra müdürlüğünün ''Yargıtayın bozma kararı ile tüm işlemlerin durduğu'' gerekçesiyle alacaklının haciz talebinin reddine ilişkin 13.01.2012 tarihli kararı yasaya uygundur, mahkemece İİK'nun 40. maddesinin somut olayda uygulanamayacağı gerekçesiyle müdürlük işleminin iptaline karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.