Esas No
E. 2013/6521
Karar No
K. 2013/22177
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2013/6521 E.  ,  2013/22177 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.12.2012 tarih ve 2012/46-2012/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketini inşaat malzemeleri, özellikle armatür ve su sistemleri üretimi ve ticareti ile iştigal ettiğini, müvekkili şirket adına 2003/22025 sayılı “ÜSO su armatürleri” ibareli ve 2008/71417 “H&S ISU” ibareli marka tescillerinin bulunduğunu, müvekkili şirket adına 2008/6250 no ile tescilli “üso” ibaresini de içeren endüstriyel tasarım tescilinin bulunduğunu, tasarım tescil belgesinde yer alan “ÜSO+şekil” unsurunu tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu ve bu başvurusunun işleme alındığını, 2009/58360 kodlu müvekkil başvurusuna davalının 2009/29630 kodlu “A&S JSÖ su armatürleri” ibareli markasına ve 556 sayılı KHK’nin 8-1-b maddesine dayanarak itiraz ettiğini, davalının bu itirazının diğer davalı TPE tarafından kabul edildiğini ve marka başvurularının ret edildiğini ileri sürerek, TPE-YİDK'nin kararının iptaline ve tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı TPE vekili, davacı başvurusu ile davalı markasının 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılamadığından, davalının davaya katılımı sağlanamamıştır.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacı başvurusu ile davalı markası arasında 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında benzerlik olmadığı, karıştırma ihtimalinin bulunmadığı ve davacının önceki tescilli 2003/22025 kod nolu markasından dolayı müktesep hakkının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, TPE-YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.

1.Dava, TPE-YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup; mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı ...’a dava dilekçesinin “Koca Vezir İş Merkezi Üst Çarşı No:171 Adana” adresine gönderildiği, davalının bu adresten ayrılması nedeniyle iade olunan tebligat üzerine, davalıya Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat gönderildiği anlaşılmaktadır.

19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanunun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.

Bu durumda, davalı ...’a dava dilekçesi ve ekleri yukarıdaki hükümler çerçevesinde usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilip, davalının hukuki dinlenilme hakkı sağlanmadan (HMK m.27) davanın esasına girilip bir karar verilmesi doğru görülmemiş davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın bozulması gerekmiştir.

2.Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin sair, davalı TPE vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin sair, davalı TPE vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.