11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/3924 E. , 2013/22052 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2011 tarih ve 2010/640-2011/510 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ve müvekkilinin grup şirketlerinin davalı tarafa devredilen dava dışı bir kısım bankalara bulunan borçları nedeniyle, devir sonrası alacaklı konumuna gelen davalı tarafla müvekkili arasında imzalanan 09.05.2006 tarihli Borç Tasfiye Protokolü'ne göre müvekkilince üzerine düşen tüm edimlerin yerine getirildiğini ancak, davalı tarafça aynı şey yapılmayarak alacaklı temerrüdüne düşüldüğünü, buna rağmen müvekkili ve grubu şirketlerin borçlu temerrüdünde gösterilerek müvekkiline ait tüm varlıklarının satışa arzedilerek satıldığını ileri sürerek, davalı tarafça yaratılan muarazanın haksız ve yersiz olduğunun, davalı tarafın alacaklı temerrüdünde bulunduğunun, müvekkili ve grup şirketlerinin borçlu temerrüdünde bulunmadığının tespiti ile davalı tarafın bu muarazasının men'ini talep ve dava etmiş, 14.04.2011 harç tarihli dilekçesi ile davalı tarafça müvekkiline verilen maddi zararın 600.000.000 USD olduğunu belirterek şimdilik müvekkilinin zararının 7.000.00 USD karşılığı 10.605.00 TL olduğunu tavzihen bildirmiş, 15.11.2011 tarihli dilekçesi ile ise davalarını tamamen ıslah etmiş ve davalarından muarazanın men'i talebini kaldırarak davasını tespit davası olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince yapılan işlemler ve alınan kararların idari karar mahiyetinde bulunduğundan, uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davada amaçlan şeyin davalı tarafın, davacı tarafın varlıklarının satışına ilişkin karar ve işlemlerinin durdurulmasının sağlanması olduğu, davalı ...'nin bir kamu tüzel kişiliği olup, yapmış olduğu işlemler ve aldığı kararların idari işlem ve idari karar niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle, mahkemelerinin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kamu tüzel kişiliğini haiz Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun idari eylem ya da işleminden kaynaklanmayıp, taraflar arasında özel hukuk hükümlerine tabi sözleşmeye ilişkin tespit davası niteliğinde bulunduğundan, davalı aleyhine idari yargıda dava açılması mümkün olmayıp açılan davanın adli yargı yerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu durumda, mahkemece davalı bakımından yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin buna yönelik temyiz itirazının kabulü ile kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.