20. Hukuk Dairesi
20. Hukuk Dairesi 2013/5633 E. , 2013/9805 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı ... Yönetimi, ... Köyü 121 ada 4 parsel sayılı 47480,82 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, kısmen kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını iddia ederek, tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili ve müdahalenin men’i istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil ile müdahalenin men’i istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1947 yılında orman kadastrosu yapılmıştır. 1978 yılında aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması, 1987 yılında aplikasyon ve 2/B uygulaması yapılmıştır.
Davacı ... Yönetiminin, ... Köyü 121 ada 4 sayılı parselin kısmen kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla açtığı davada, mahkemece iki kez keşif yapılarak uzman bilirkişilerden rapor alınmıştır. Ne var ki; her iki keşif de davalı 121 ada 4 sayılı parsel üzerinde değil, dava dışı 121 ada 1 sayılı parsel üzerinde yapılmış ve bu parselle ilgili rapor alınmıştır. Davalı taşınmaz hakkında herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Bu durum mutlak bozma nedenidir. Bu nedenle, mahkemece, dava konusu olan 121 ada 4 sayılı parsel hakkında kesinleşmiş tahdit haritası ve tutanakları uzman orman ve fen bilirkişi marifetiyle mahallinde uygulanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, başka parsel hakkında keşif yapılarak hüküm kurulmuş olması usûl ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule göre de, kesinleşmiş tahdide göre açılan davada tahdit haritası ve tutanakları uygulanmak suretiyle taşınmazın tahdit hattına göre konumunun belirlenmesi ve oluşan sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği halde, pafta ve zemin uyumsuzluğunun idarî yoldan giderilebileceği gerekçesiyle davanın reddedilmesi de isabetsizdir.