11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/5659 E. , 2013/22541 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/12/2011 tarih ve 2005/234-2011/437 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile davalılardan ... ve Ego Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/12/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı asiller, davacı vekili Av. ... ve davalılardan ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların maliki, sürücüsü olduğu araçların çarpışması sonucu yolcu olan müvekkillerinden ... ve ...'in yaralandığını, davacıların bu kaza nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, şimdilik ... için 2.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, ... için 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, Yılmaz için 2.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, 21.7.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile de maddi tazminat miktarını artırmıştır. Davalılardan Ego Genel Müdülüğü vekili, müvekkilinin olayda kusursuz ve istenen tazminatın da fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu olayda davalı ...’ün % 75,...’un ise % 25 oranında kusurlu bulunduğu, davacı ...’ın zararının 1.800,00 TL, ...’in 79,55 TL, ...’in 4.000,00 TL olduğu, tarafların sosyal ekonomik durumuna, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması da nazara alınarak ... için 4.000,00 TL, ... için 2.000,00 TL, Yılmaz için 2.000,00 TL üzerinden manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili ile davalılardan ... ve Ego Genel Müdürlüğü vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı ... ile davacılar arasındaki uyuşmazlığın yolcu taşıma ilişkisinden kaynaklanmasına, bu nedenle dava zamanaşımı süresinin KTK'nun 109 ncu maddesine tabi olmayıp TTK'nun 767/5.'nci maddesi hükmü uyarınca mülga BK'nun 125.'nci maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunmasına göre davalılardan ... ve Ego Genel Müdürlüğü vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, yolcu taşıma ve haksız eylem hukuksal nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mülga Borçlar Kanunu’nun 47.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri gözönüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda davacılardan yolcu olan ...'in kaza tarihinde 5 yaşında olduğu, kaza sonrası kafasında çökme kırığı oluştuğu, hayati tahlike geçirdiği, 45 gün mutad iştigaline engel teşkil edecek şekilde yaralandığı, alnındaki izin ise iki ameliyatla daha iyi hale getirileceği dosya kapsamı ile sabit olup, kaza tarihi dikkate alındığında mahkemece bu davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı makul değildir.
O halde, yukarıda açıklanan ilkelere göre, mahkemece, kaza tarihi de gözetilerek anılan davacı yararına daha tatminkar bir manevi tazminat miktarına hükmedilmesi gerekirken davacı ...'in manevi zararını hafifletmekten uzak yazılı miktara hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bu davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir