12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2012/19272 E. , 2012/36211 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/05/2012
NUMARASI : 2011/869-2012/224
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, hakkında takibe başlandıktan sonra tarafların bir araya gelerek 21.09.2011 tarihli bir borç sözleşmesi düzenlediğini, bu sözleşmeye göre takibin iptalinin gerektiğini de ileri sürdüğü, sunduğu sözleşmenin incelenmesinde, takip tarihinden sonra düzenlendiği, taraflar arasında daha önceden yapılan borç sözleşmelerinin iptal edildiği ve borçlu hakkında Türkiye'de yapılan takibin geçersiz olduğunun belirtildiği, buna karşılık da borçlu tarafından alacaklıya belirli vadelerle 20.000 Euro ödeneceği kararlaştırılarak, sözleşmenin her iki tarafça da imzalandığı anlaşılmıştır. Başvuru bu hali ile İİK. nun 71.maddesine dayalı takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin itfa ve imhal itirazıdır.
Bu madde, “borcun kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verildiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman tetkik merciinden isteyebilir” hükmünü getirmiştir.
İ.İ.K.nun 71/1.maddesi uyarınca borcun ödendiği “imzası noterlikçe onaylı bir belge veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge” ile ispat edilebilir. Borçlu tarafından sunulan adi nitelikteki belge altındaki imzanın alacaklı tarafından inkarı halinde, icra mahkemesince imza incelemesi yapılması mümkün değildir. Böyle bir durumda sunulan belge anılan madde kapsamında kabul edilemeyeceğinden itirazın reddi gerekir. Borçlunun, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini icra mahkemesinde ileri sürülmesi süre koşuluna bağlı bulunmamaktadır. (Hukuk Genel Kurulu’nun 04.11.1998 tarih ve 1998/12-763 E.1998/797 K.sayılı kararı)
Somut olayda, alacaklı bu sözleşme altındaki imzayı inkar etmediği gibi, borçlu tarafından temyiz dilekçesine ekli olarak sunulan ve Essen Başkonsolosluğu tarafından imzası onaylanan alacaklıya ait 21.05.2012 tarihli dilekçede, alacaklı tarafından söz konusu borç sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olduğu ve borçludan alacağı olmadığı yönünde beyanda bulunulduğu görülmektedir. O halde mahkemece, borçlu tarafından temyiz dilekçesine ekli olarak sunulan ve Essen Başkonsolosluğu tarafından imzası onaylanan alacaklıya ait 21.05.2012 tarihli dilekçe de nazara alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, İİK. nun 71.maddesi hükmüne aykırı olarak sunulan itfa belgesi yönünden imza incelemesi yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.