19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2012/12872 E. , 2013/9397 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı ve davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR-
Davacı vekili, davalının 20 yılı aşkın bir süredir müvekkilinden mal aldığını, alınan malların davalı-borçlunun isteği doğrultusunda yıllardır düşük fatura ile gönderildiğini, fatura bedelleri düşük tutulduğu için kalan bedelin kimi zaman davalı şirket kimi zaman da şirket yetkilileri tarafından banka havalesi ile gönderildiğini ancak son yıllarda bu bedel gönderilmediği için icra takibine girişildiğini, taraflar arasındaki yazışmalarla da bu hususun sabit olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaya konu alacağın hiçbir dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, davalının düşük gösterilen fatura bedelinin gerçek fatura bedeline ikmali için ödemeler yaptığı davacının sonuç itibariyle 32.291,43 Euro alacağı kaldığı gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne davalının baki itirazının 32.291,43 Euro asıl alacak üzerinden iptaline, anılan tutara takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4a maddesi gereğince işletilecek faiz ile birlikte takibin devamına, işlemiş faize ilişkin istemin reddine, hükmedilen miktarın TL karşılığının %40’ı inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Mahkemece iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, ilk bilirkişi heyetinden ek rapor da alınmış ve ikinci bilirkişi heyeti raporuna göre hüküm tesis edilmiştir.
Bilirkişi heyeti raporları arasında çelişki bulunduğu halde bu çelişki giderilmediği gibi hükme esas alınan 07.10.2011 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında yer alan 32.290,43 Euro alacağın dayanakları açıkça gösterilmemiştir. Raporun 5. maddesinde iki ayrı fatura yönünden irdeleme yapılmış ise de, bu maddede gösterilen faturalar arasındaki farkın hükmedilen miktar kadar olmadığı görülmüştür. Hükmedilen miktara nasıl ulaşıldığı kalem kalem gösterilip tartışılmamıştır. Bu itibarla anılan rapor yeterli incelemeyi içermediği gibi Yargı denetimine de elverişli bulunmadığından hükme esas alınamaz.
Hal böyle olunca mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve itirazların değerlendirilmesi ve ayrıca dosyaya örnek tercümesi sunulan 11.08.2005 tarihli belgenin de incelenmesi suretiyle konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve Yargı denetimine elverişli rapor alınıp tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.