Esas No
E. 2013/4702
Karar No
K. 2013/19610
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2013/4702 E.  ,  2013/19610 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.12.2012 tarih ve 2012/490-2012/968 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekilleri ve davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, diğer davalı ortak ile birlikte kuruluşta temsil ve ilzama yetkili bulunduğunu, daha sonra akrabası üçüncü ortak ile aldığı karar neticesinde bu davalının kendisini tek başına temsil ve ilzama yetkili kıldığını, davalı şirketin 1998 tarihinden itibaren kiraladığı oteli işlettiğini, ilk iki yıl otelin müvekkili tarafından çalıştırıldığını, düzenli olarak paydaşlara bilgi verilerek kâr payının ödendiğini, son üç yıldan beri davalı ortak tarafından işlerin idare edildiğini, bilgi verilmediğini, kâr payı ödenmediğini, kayıtları kendisinin tuttuğunu, zarar gösterdiğini, ortaklıktan çıkma isteminin de kabul edilmediğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapmadığını ileri sürerek, işletmeye başlarken konulan 2.500 Euro ile payına düşen 30.000 Euro'nun davalı ortaktan tahsilini istemiş, birleşen davanın davacısı da aynı iddiaları tekrar ederek ve ıslah isteminde bulunarak, 36.993 Euro kâr payını her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, müvekkili şirketin kâr elde etmediğini, durumun defter ve kayıtlarla sabit olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak, asıl ve birleşen dosyadaki gerçek kişi tarafların davalı limited şirketin ortakları oldukları, davalı ...'in şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili müdür olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 550. maddesi hükmü uyarınca, ortaklık sözleşmesinde aksine düzenleme olmadıkça ortakların sermaye borçlarını yerine getirdikleri oranda, yıllık bilançoda gösterilen safi kârdan pay alma hakkına sahip bulundukları, sermaye ortaklığı olan limited şirketlerde de Türk Ticaret Kanun'u hükümleri uyarınca çıkartılan bilançoya göre kârın dağıtılması gerektiği, Türk Ticraret Kanunu'nun 539/4. maddesi hükmüne göre genel kurulca kâr payının dağılması yönünde karar verilmedikçe kâr payının dağıtılmasının mümkün olmadığı, kâr payının dağıtılmasında ana sözleşmedeki hükümlerin dikkate alınması gerektiği, bu kapsamda kâr payının limited şirketin tüzel kişiliğinden talep edilmesi gerektiği, kâr payını limited şirketin ortaklarına ödeme yükümlülüğü altında bulunduğu, kâr payının ödenmesinden diğer ortaklar ile şirket müdürlerinin kişisel sorumluklarının bulunmadığı, dolayısıyla davacıların davalı ... aleyhine dava açmalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle, her iki dosyada davacıların davalı ... aleyhine açtıkları davanın reddine, önceki kararının davalı ... tarafından temyiz edildiği, böylece önceki hükümde kazanılmış hak ortaya çıktığı gerekçesiyle de asıl davada 18.497 Euro’nun birleşen dosyada ise 36.993 Euro’nun davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekilleri ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1.Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre asıl davada ve birleşen davada davacılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Davalı ... vekilinin temyiz itirazına gelince; mahkemece birleşen dosya davacısı ... tarafından bu davalı hakkında açılan davanın reddine karar verildiğine ve bu davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiğine göre, davalı ... yararına karar tarihindeki AAÜT'nin 7/2. maddesi gereğince vekalet ücreti verilmesi gerekirken mahkemece vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı ... ve birleşen davada davacı ... vekillerinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasına son bent olarak "davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 1.200 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalı ...'e verilmesine" ibaresinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan ayrı ayrı alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K1086 md.438/7
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog