21. Hukuk Dairesi
21. Hukuk Dairesi 2012/19323 E. , 2013/14744 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacılar, iş kazası sonucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 444.857,76 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davacılar vekilince süresinde, davalı vekilince de süresi dışında duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09/07/2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraf vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, 17.04.2013 tarihinde öldüğü anlaşılan davacı Murat Maraba’nın mirasçıların da davada taraf olmalarına ve ortak vekille davayı takip etmelerine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Dava 30.01.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yardıma muhtaç % 100 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalı ile eşi, çocukları ile anne ve babasının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece sigortalının maddi tazminat istemi ile tüm davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, karar verilmiş ve bu karar süresinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı sigortalının iş kazası sonucu yardıma muhtaç % 100 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda kazalının %20, davalı işverenin % 70 ve dava dışı Mehmet Korkmaz’ın % 10 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Gerek mülga B.K'nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı T.B.K’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Bu ilkeler gözetildiğinde davacı Murat Maraba yararına hüküm altına alınan 50.000,00-TL manevi tazminatın az olduğu açıkça belli olmaktadır.
Öte yandan davacı Murat Maraba’nın mahkemece verilen karar sonrasında temyiz aşamasında 17.04.2013 tarihinde öldüğü dosya içerisine sunulan nüfus kaydından anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda ise anılan davacının maddi zararı PMF tablosuna göre bakiye ömrü dikkate alınmak suretiyle hesaplanmıştır. Bilinen varken varsayıma dayalı olarak hesap yapılması mümkün değildir. Bu duruma göre de davacı Murat Maraba’nın maddi zararın bakiye ömür süresinin PMF tablosuna göre değil öldüğü tarihe göre yapılması gerektiği açıktır. Yapılacak iş davacı Murat Maraba’nın olay tarihi ile ölüm tarihi arasındaki zararını yeniden hesaplatmak, bu zarardan TBK’nun 55. Maddesi dikkate alınarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan fiili ödemeler indirilmek ve sonucuna göre bir karar verilmekten ibarettir. Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, davacı ile davalı yararına takdir edilen 990.00 TL duruşma Avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine,
09/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.