Esas No
E. 2011/13726
Karar No
K. 2012/2273
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

20. Hukuk Dairesi         2011/13726 E.  ,  2012/2273 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Yörede 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ... ilçesi, ... köyü 300 ada 12 parsel sayılı 3011,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile davalı adına tespit edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu savı ile tapu kaydının iptali istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1992 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır

Mahkemece yapılan inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, Medeni Yasanın 713 ve 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde yazılı imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının davalı yararına oluştuğu kabul edilerek davanın reddi yolunda hüküm kurulmuştur.

Ne var ki, mahkemenin kurmuş olduğu hüküm, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere uygun düşmemektedir. Orman bilirkişi raporunda 1950'li yıllarda taşınmazın üzerinde orman bitki örtüsünün bulunmadığı, hububat tarımının yapıldığı, ancak 1980'li yıllarda ise taşınmazın üzerinde münferiden çalı türleri ile kaplı olduğu arazinin kullanılmadığı ve ziraat bilirkişi raporu ile birlikte çekilen resimler birlikte değerlendirildiğinde taşınmazın henüz imar ihya edilmediği, kadastro tespit tarihi olan 2007 yılına kadar 20 yıl süreyle nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullanılmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar, keşifte dinlenen tanıklar çekişmeli taşınmazın önceleri davalının, babası ölümüyle de davalı tarafından uzun yıllar kullanıldığını ifade etmişler ise de resmi belgelerle örtüşmeyen tanık beyanlarına değer verilemez.

Açıklanan yön ile, davalı yararına 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde düzenlenen imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gözetilerek Hazinenin davasının kabulüne karar vermek gerekirken aksi düşünce ile dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA 20.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku K3402 md.17
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.