12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2012/10225 E. , 2012/28266 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/12/2011
NUMARASI : 2011/769-2011/1069
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Kambiyo senetlerine mahsus yolla yapılan takipte borca kısmen itirazda bulunulmuş, mahkemece, takibin 7.199,00 TL için iptaline karar verilmiş, bu kararın temyiz edilmesi üzerine de 15.03.2012 tarihli ek kararla, kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
İİK.nun 363. maddesi gereğince karar tarihi ve miktar itibarı ile kesinlik sınırı 4.420,00 TL olduğundan söz konusu karara karşı temyiz yolu açık olup, mahkemenin, borçlu vekilinin temyiz talebinin reddine ilişkin 15.03.2012 tarih ve 769-1069 sayılı ek kararının oybirliğiyle kaldırılmasına karar verilerek 20.12.2011 tarihli ve aynı sayılı hükmün temyiz incelemesine geçildi: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun borca itirazı kısmen kabul edildiğine göre,
İİK.nun 169/a-5.maddesi uyarınca takibin itiraz edilen kısım yönünden durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, takibin kısmen iptaline hükmedilmesi isabetsiz olduğu gibi, aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklının, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği öngörüldüğü halde, anılan hükme aykırı olarak karar yerinde gerekçesi de gösterilmeksizin alacaklı aleyhine %20 oranı aşılmak suretiyle %40 oranında tazminata hükmedilmesi de doğru değildir. Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrası gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.