12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2019/869 E. , 2020/869 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, takipten önce ödeme nedeni ile icra emrinin iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesince, şikayetin kabulü ile ...
8.İcra Müdürlüğünün 2017/7463 E. sayılı takip dosyasından düzenlenen icra emrinde davacı borçlu yönünden asıl alacağın 57.500 TL geçmiş gün faizinin 38.805,41 TL takip toplamının 104.726,23 TL olarak düzeltilmesine karar verildiği, ilk derece mahkemesi kararına karşı alacaklı ve borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür. Başvuru, bu hali ile İİK'nin 33/1. maddesine dayalı icra emri tebliğinden önceki döneme ilişkin itfa itirazıdır. 6098 sayılı T.B.K'nun 100. (Eski 818 sayılı BK 84.) maddesinde ''Borçlu faiz veya masrafları tediyede gecikmiş değil ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir '' hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, alacaklı kurumun 17.04.2013 tarihli yazısı üzerine borçlunun 30.04.2013 tarihinde dayanak ilam numarası belirtmek suretiyle 83.580 TL’yi alacaklı kurumun hesabına yatırdığı, takibin ise 11.09.2017 tarihinde başlatıldığı, itfa itirazının yasal sürede olduğu, mahkemece dayanak ilamda hüküm altına alınan miktar ve şikayetçi borçlunun poliçe limiti dikkate alınarak ödeme tarihi itibari ile borcun tamamının ödenip ödenmediğinin gerektiğinde Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak tespiti suretiyle, borcun tamamının ödendiğinin belirlenmesi halinde taleple bağlı kalınarak icra emrinin borçlu yönünden iptaline veya ödenen miktar kadar iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.