Esas No
E. 2011/23418
Karar No
K. 2012/9557
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

12. Hukuk Dairesi         2011/23418 E.  ,  2012/9557 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 07/07/2011

NUMARASI : 2011/202-2011/666

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

Şikayetçi bankanın, lehine ipotek hakkı tesis edilen taşınmazların, alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde ihale yoluyla satıldığını, satış bedelinden 68.540,29 TL'nin banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan Ankara 22.İcra Müdürlüğünün 2009/4198 E.sayılı dosyasına gönderildiğini, ancak, borçlu  her iki ipotek için ayrı ayrı 60.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL borcu bulunduğu ve bu hususun satış öncesi icra müdürlüğüne bildirildiğini, bakiye 51.459,71 TL'nin kendilerine ödenmesi talebinin icra müdürlüğünce reddedildiğini belirterek işlemin iptali istemi ile icra  mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin verilen kesin sürede bilirkişi ücreti yatırılmadığı gerekçesi ile reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

HMK'nun 90. ve 94. maddeleri mahkemeye ve taraflara belli işlemleri, belli edilen sürelerde yapması için sınırlamalar getirmiştir. Bu sürelerin bir kısmı yasa metninde yer almış, bir kısmı ise hakimin takdirine bırakılmıştır. Süre tayini hakimin taktirine bırakılan hallerde yapılacak işlemin niteliğine göre makul bir süre belirlenmelidir. Hakimin verdiği ve kesin olduğunu belirttiği sürede, taraf, belirtilen işlemi mutlaka yapmalıdır. Sürenin bitiminden sonra belirtilen işlemin yapılması mümkün değildir. Şayet yapılmamış ise taraf bu konudaki hakkını kaybeder. Hakkın zayi olması gibi ağır bir müeyyideye bağlanan kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için yapılması gereken işlemler ve ne kadarlık sürede yapılacağı açık ve tam olarak belirtilmesi gerektiği gibi bunların yapılmamasının doğuracağı sonuçların da açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir. (HGK'nun 21.09.1983 tarih ve 14/3447-825 sayılı kararı.) HMK.'un 266. maddesi, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasını öngörmektedir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez.

Mahkemece, şikayetçi vekilinin katılmadığı 05/05/2011 tarihli duruşmada, bilirkişi ücretinin yatırılması konusunda kesin süre verildiği ve bu hususun şikayetçi vekiline tebliğ edilmediği görülmektedir. Bu durumda, yukarıda açıklanan kural gereğince, usulüne uygun verilmiş bir kesin süre bulunmamaktadır. Kaldı ki, şikayet konusunun, çözümü hukuk dışında özel ve teknik bir bilgiyi de gerektirmemektedir. İhtilaf, ihale konusu taşınmazlar üzerinde ipotek hakkı bulunan şikayetçi bankanın bildirdiği 120.000,00 TL alacağın tamamının ödenmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Bu konu, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenebilir. O halde, mahkemece, şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ  : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.90
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog