9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2020/1150 E. , 2020/5395 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının 2008 - 2011 yılları arasında davalıya ait iş yerinde sabah 08:00 akşam 21:00-22:00 saatleri arasında çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın feshedildiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir. B)Davalı cevabının özeti: ...İnş. San. Ve Tic. A.Ş adına vekalet sunan Av. ... 15.04.2014 havale tarihli dilekçesi ile cevap dilekçesi sunma süresinin uzaltılmasını talep etmiş, 30.04.2014 havale tarihli dilekçesi ile dava dilekçesi ve eklerini sehven tebliğ aldıklarını ve tebligatın usulsüz yapıldığını beyan ederek tebligatı iade etmiştir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya ait işyerinde 19/10/2008 ile 13/02/2009 tarihleri, 25/09/2009 ile 01/10/2010 tarihleri ve 05/02/2010 ile 31/01/2011 tarihleri arasında 2 yıl 3 ay 26 gün kalıpçı kalfası olarak çalıştığı, davacının iş akdinin haklılığının kanıtlanması işverenin üzerinde olmasına rağmen bu haklılığı kanıtlayacak hiçbir bilgi ve belge sunulmadığından feshin haksız olduğu, davacının fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatillerinde çalışma şeklindeki iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesi ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı taleplerinin kabulüne, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
D)Temyiz: Karar süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe: Dava dilekçesinde, temyiz eden ... davalı olarak yer almamıştır.
Davacı vekili 04/12/2013 düzenleme tarihli dilekçesindeki “Davalı ...’de müvekkilim çalışmış olup bu firmanın sahibi...’dir. ...’in Yurt dışındaki firması... Contracting ... LLC’dir. İTO’daki kayıtlara göre de ... bu iki şirket arasında delillerimizle ve tanıklarımızla belli olacaktır ki organik bağ vardır. Davalı Şirketin ... adresine yapılan tebligatlar haksız yere iade edilmiştir. ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketini davalı olarak yukardakine de eklenmesini ve aşağıdaki adrese tebligat yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim.” şeklindeki açıklamalar ile gerekçeli karar başlığında 2 numaralı davalı olarak yer alan şirketler ile ... arasında organik bağ bulunduğundan bahisle temyiz eden ...’nin davalı olarak eklenmesini talep etmiştir.
Mahkeme, ...’ni 1 numaralı davalı olarak gerekçeli karar başlığına ekleyerek işçilik alacaklarının hangi davalıdan alınacağına açıklık getirmeksizin “davalıdan tahsili” şeklinde hüküm kurmuştur. Halbuki, dosya kapsamından, gerekçeli karar başlığında 2 numaralı davalı kısmında yer alan davalının aslında iki ayrı şirket olduğu, gerekçeli karar başlığında aslında üç adet davalı gösterildiği anlaşılmaktadır. Davanın açılma şekli HMK’nun 118. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, Türk Hukuk yargılamasında dava, dava dilekçesi ile açılır. Hukuk yargılamasında dava dilekçesinde usulüne uygun şekilde davalı gösterilmeyen gerçek ya da tüzel kişi aleyhine hüküm kurulamaz. Türk Özel Hukuk yargılamasında zorunlu dava arkadaşlığı dışında dahili davalı yolu ile davaya davalı ithali mümkün değildir. Husumet tevcihinde yanılmanın nasıl çözüleceği ise 6100 sayılı HMK’nun 124. maddesinde düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili dava dilekçesinde yer alan ve sonradan iki ayrı tüzel kişi olduğu anlaşılan ve ...’da kurulduğu izlenimi edinilen bu iki şirketin yanına, yukarıda içeriği yazılı dilekçe ile davalı Şirketler ile organik bağı olduğu gerekçesi ile “... İnşaat Şirketi’nin” yeni bir davalı olarak eklenmesini talep etmiştir. Bu dilekçe dava dilekçesi özelliklerini taşımadığı gibi husumet tevcihinde yanılgıya dayalı HMK’nun 124. maddesinin uygulanmasını içeren bir dilekçe de değildir.
Sonuç olarak bu dilekçe ile gerekçeli karar başlığında davalı gösterilmeyen Gültekin Eren ile gerekçeli karar başlığında davalı gösterilen ... hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı anlaşılmıştır.
Dairemizin geri çevirme kararı üzerine davacı vekili tarafından yazılan dilekçe ile Mahkeme tutanağında bahsi geçen Dairemizin 2014 / 30513 Esas , 2016/3387 Karar sayılı kararı ile onanan ...İş Mahkemesi’nin 2012/321 Esas sayılı dosyasındaki dava ile bu dosya arasındaki en önemli fark, o dava dosyasında davalı olarak ... hakkında usulüne uygun açılmasıdır.
Sonuç olarak eldeki dava dosyasında gerekçeli karar başlığında 1 numaralı davalı olarak gösterilen ... hakkında usulüne uygun dava olmadığından bu Şirket hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken hangi davalının sorumlu olduğu dahi belirtilmeden “davalıdan tahsiline” karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ücreti talepleri reddedilmiş olmasına rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalıdır. Diğer yandan, kabule göre, davada üç davalı bulunmasına rağmen hangi davalıdan olduğu belirtilmeksizin “davalıdan tahsili” şeklinde hüküm kurulması 6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesine aykırı ve hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11/06/2020 günü oybirliğiyle karar verildi.