8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/4583 E. , 2020/701 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R
Davacı vekili, mazbut ... Camii Şerif Vakfı’na ait olan dava konusu taşınmazın davalı tarafından işgal edildiğini belirterek 01.08.2010 ile 31.12.2014 tarihleri için ecrimisil ve işgal tarihinden itibaren kademeli faiz talebinde bulunmuştur. Davalı belediye vekili, dava konusu parselin kendileri tarafından işgal edilmediğini, istenen ecrimisil bedelinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, 14.845 TL ecrimisilin dönemin tahakkuk tarihleri olan sonuçlarından başlamak üzere kademeli olarak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Bilindiği üzere HMK’nin 26. maddesinin 1. fıkrasında “Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına ya da başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talepten daha azına karar verebilir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu doğrultuda somut olaya gelince; davacı vekili dava dilekçesinde, 01.08.2010 ile 31.12.2014 tarihleri için ecrimisil ve işgal tarihinden itibaren kademeli faiz talebinde bulunmuş ise de, mahkemece talep aşılarak 01.08.2010 ile 11.02.2015 tarihleri için ecrimisil hesaplanmıştır. Ayrıca HMK’nin 297/2. maddesi gereğince; mahkemece verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu maddeye göre; hüküm fıkrasının çok açık olması, infazı sırasında tereddüt yaratmayacak şekilde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları tek tek belirtmesi gerekir. Aksi halde hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur. O halde, talep de gözetilerek, hangi dönem için kaç lira ecrimisil tahsili gerektiğinin ve buna göre faizin başlama tarihinin, diğer bir deyişle dönem sonlarının hükümde açıkça belirtilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.