Esas No
E. 2016/13059
Karar No
K. 2020/1816
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2016/13059 E.  ,  2020/1816 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Dava dilekçesinde, davacının harici senet ile satın aldığını ileri sürdüğü taşınmaza davalının el atmasının önlenmesi ile belirlenecek ecrimisilin tahsili istenmiş; Mahkemece, davalının açılan davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin davanın usulden reddine dair verdiği karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara; ileri sürülen olayları hukuken nitelemek, uygulanacak Kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesinde hâkimin, Türk Hukuku'nu resen uygulayacağı belirtilmiştir.

Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir. Dava, iddianın ileri sürülüş şekline göre tapusuz taşınmazda zilyetliğe dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Somut olayda, Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de; pasif husumetin tespitine yönelik mahallinde keşif yapılmadan, davacı iddiaları üzerinde durulmadan, taraf delilleri toplanmadan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Mahkemece yapılacak iş, mahallinde keşif yapılmak suretiyle davacı tarafın dava konusu taşınmazı 06.11.2009 köy senedi ile satın alıp almadığı, zilyet olarak kullanıp kullanmadığı, taşınmazın davalı ya da bu şahıs tarafından haksız işgal edilip edilmediği hususlarının kesin olarak saptanıp, tarafların delilleri toplandıktan sonra hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar vermek olmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.