Esas No
E. 2018/4525
Karar No
K. 2020/2145
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2018/4525 E.  ,  2020/2145 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26/11/2015 gün ve 2011/286-2015/319 sayılı kararı onayan Daire'nin 15/03/2018 gün ve 2016/12788-2018/2044 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalıların Etik İnşaat Bilg. Ltd. şirketi hisselerinin % 99'unun devir alınması ve şirkete ait Tenis Klübü Tesisleri ile Cafe Restaurantın kiralanması ve işletilmesi konusunda anlaştıklarını, sözleşme konusu işletmenin halen kiracısı ve ticari mükellefi olan şirketin 01.05.2006 tarihine kadar olan kira-vergi-elektrik-su-SSK-belediye-banka vesair harç, resimler ve tüm borçların davalılara, 01.05.2006 tarihinden sonrakilerin ise davacıya ait olacağının belirlendiğini, müvekkilinin işletmeyi devraldıktan sonra 01.05.2006 tarihinden önceki döneme ait borçları ödediğini, müvekkilinin yapmış olduğu ödemeler toplamının 34.293,99 TL olduğunu ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek faiz oranı ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili ıslah dilekçesiyle, talebini 38.449,00TL' ye çıkarmıştır.

Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.

Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 27/02/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

1.Dava, ticari işletme devri nedeniyle doğan ve davacı tarafından ödenen borçların bir kısmının davalı ortaklardan rücuan tahsili istemine ilişkindir.

2.Somut olayda, mahkemece, davacı vekilinin delil olarak dayandığı belgeleri kesin süre içeresinde dosyaya sunmadığı, davalı tarafın da sonradan sunulmasına muvafakat etmediği, davacı tarafın ayrıca yemin deliline de dayanmaktan vazgeçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

3.Dosya içeriği delil ve belgelerden, davanın 14.07.2011 tarihinde açıldığı, Mahkemece, dilekçe teatisi yapılmadan, 18.07.2011 tarihli tensip zaptı ile ilk duruşma gününün verildiği, bu arada 12.01.2011 tarihinde çıkartılan 6100 sayılı HMK’nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, dava dilekçesinin davalılara tebliğ edilememesi nedeniyle 03.11.2011 tarihli ilk duruşma gününde davalının tespit edilecek adresine dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğine karar verildiği, ikinci celse arasında davalılardan birine tebligat yapıldığı, diğerine yapılamadığı, aradan bir çok celse geçtikten sonra davalı ...’e ilk tebligatın 04.06.2014 tarihinde yapıldığı, davacının ise bilirkişi raporuna esas olan ve dosyanın sonucuna da etkili olan delillerini 18.11.2014 tarihinde sunduğu anlaşılmaktadır.

4.6100 s. HMK’nın 450.maddesindeki düzenleme uyarınca, Kanun’un yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihi itibariyle 1086 sayılı HUMK’nın tüm hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer bir anlatımla bu tarih itibariyle HMK yürürlüğe girmiştir. Ortada tamamlanmış bir işlem de bulunmadığına ve henüz taraf teşkili de sağlanmamış olduğuna göre, Mahkemece, davalı ...’e tebligat yapılmasından sonra, HMK 122 vd. maddeleri uyarınca, davalının cevap vermesinin beklenmesi, cevaptan sonra da HMK 136 vd. uyarınca tarafların ikinci dilekçelerinin teatisinin yapılmasının sağlanması, akabinde de HMK 140.m. uyarınca ön inceleme duruşması yapılması gerekmektedir. HMK 137.maddesi uyarınca “Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar” şeklindeki düzenlemeden, tarafların ön inceleme duruşmasına kadar delil sunma hakları bulunmaktadır.

5.Somut olayda, henüz dilekçe teatileri ve ön inceleme duruşması yapılmadan önce davacı tarafın delillerini sunma konusunda kanuni bir hakkı bulunmakta olup, kanun tarafından tayin edilen bu hakların mahkemece kısıtlanması mümkün olmadığı ve davacı tarafça dilekçe teatilerinden bile önce dava delillerini dosyaya sunduğu halde, henüz ilk celsede verilen icapsız kesin süreye istinaden davacının delil sunmamış sayılmasını doğru bulmadığımdan davanın bu sebeple reddine dair yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, davacının karar düzeltme isteminin reddine dair Dairemiz çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.