11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2018/4982 E. , 2020/2032 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30/05/2018 tarih ve 2015/552-2018/362 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/02/2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 25.02.2011- 26.09.2012 tarihleri arasında davalı şirkete toplamda 1.673.197 TL borç para gönderdiğini, davalının da 646.557.- TL tutarında geri ödemede bulunduğunu, bakiye 1.026.640.- TL'yi ise ödemediğini, tahsil için başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğunun taraflar arasında imzalanan 05.12.2012 tarihli protokol, hesap mutabakatı, banka kayıtları ve şirket kayıtlarında açıkça görüldüğünü ileri sürerek davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında akdedilen 05.12.2012 tarihli taahhütname başlıklı belge ile tarafların birbirlerini ibra ettiklerini, davacının müvekkiline ödünç vermediğini, müvekkiline olan mevcut borçlarını ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 05.12.2012 tarihli protokol ve protokol eki taahhütname ile tarafların, davacının takip tarihi itibariyle mevcut olan borcunu taahhütnamede yer alan "...'ın ... Ltd. Şti.'den alacağı bulunmadığı" yönündeki anlaşmayla sona erdirdikleri, bunun yerine protokolde yer alan "...'a ... Ltd. Şti.'den 2 yıl içinde 1.050.000 TL kâr payı ödeneceğine ilişkin anlaşma" ile de yeni bir borç oluşturdukları, bu borcun ve borcun ifasına ilişkin şartların önceki borçtan farklı olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 1.106.640 TL alacağının bulunduğu, takip tarihinden sonra yapılan sözleşmelerle borç yenilemesi cihetine gidilmişse de bunların hayata geçirilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirkete verilen borcun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında 05.12.2012 tarihli "Protokol" başlıklı belge ve protokolün Ortak Şartlar bölümünün 4. maddesinde protokolün ayrılmaz parçası olduğu belirtilen "Taahhütname" imzalanmıştır. Her ne kadar taahhütnamede tarih yoksa da protokolün eki olduğu açıkça belirtildiğinden bu belgenin de 05.12.2012 tarihinde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Taahhütnamede, "Bu taahhütname tarihinden önce davacının, davalı şirketten herhangi bir alacağı veya borcunun bulunmadığı" belirtildiğine göre 05.12.2012 tarihinden önce davacının davalı şirketten olan alacağı protokol ve taahhütname ile sonlandırılmıştır. Zira, davacının delil olarak sunduğu cari hesapta gösterilen davacı alacaklarının tamamı, protokol ve taahhütname tarihi olan 05.12.2012 tarihinden önce davalı şirkete gönderilmiştir. Taraflar, 05.12.2012 tarihinden önceki alacak ve borçları taahhütname ile tasfiye ettiklerinden ve protokolün Ortak Şartlar başlıklı bölümünün 1. maddesinde davacının, protokolün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren davalı şirketten 1.050.000 TL kâr payı ödendiğinde ve en geç protokolün imzalandığı tarihten itibaren 2 yılın dolmasıyla karşılıksız olarak devraldığı şirketten ayrılmayı kabul ettiği, şirketin zarar etmesi halinde davacının da payı oranında sorumlu olacağı, ancak 2 yıl içinde şirketin kâr edememesi ya da benzeri sebeplerden ötürü 1.050.000 TL'nin ödenememesi durumunda 2 yıllık sürenin 1 yıl daha uzatılacağı, belirtilen kârın elde edildiği gün, ya da en geç 2+1 yılın doğduğu gün halen belirtilen kâr payının oluşmaması halinde kalan kâr payı miktarı kadar Mehmet Süha Bilgin'in davacıya borçlanacağı ve borcunu 6 eşit taksitte ödeyeceği kararlaştırıldığından artık takibe ve davaya konu alacağın tasfiye ile sonlandırılarak yeni bir borç ihdas edildiğinin kabulü gerekir. Nitekim mahkemece de, delil olarak ibraz edilen belgeler bu şekilde nitelendirilmiş, takibe konu borcun taraflarca yenilendiği kabul edilmiş, ancak hiç bir gerekçe gösterilmeden yenilenen borcun hayata geçirilmediğinden bahisle itirazın kısmen iptaline karar verilmiş olup mahkemenin borcun yenilendiğine dair kabulü gerekçe yönünden davacı tarafından da temyiz edilmemiştir. Davacı, icra takibini 21.11.2012 tarihinde başlatmış, bu tarihten sonra taraflar arasında düzenlenen 05.12.2012 tarihli protokol ve eki taahhütname uyarınca takibe ve davaya konu borç sona erdirilmiş olup, bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.