11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2019/3150 E. , 2020/2071 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 20/11/2018 tarih ve 2018/129-2018/615 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 26.647 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 07/06/2012 başvuru tarihli, 2012/06707 no’lu faydalı model belgesine dayanarak haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilini şikayet ettiğini, yapılan yargılama sonucunda müvekkilinin beraat ettiğini ancak, soruşturma aşamasında müvekkilinin ürünlerini toplatıldığını, bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tescilinin kötü niyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafça kötü niyetle tescil yaptırıldığı ve davacı hakkında şikayet hakkının kullanıldığı, ürünlere el konulması nedeniyle davacının 29.328,74 TL kardan yoksun kaldığı, takdiren 5.000TL manevi tazminatın yerinde olduğu gerekçesi ile maddi tazminat yönünden taleple bağlı olarak 5.000TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, manevi tazminat bakımından fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava, faydalı model tesciline dayalı olarak yapılan haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, kötüniyetli tescile istinaden yapılan şikayet nedeniyle 551 sayılı KHK’nın140/2-a bendi hükmü uyarınca yoksun kalınan karın hesaplanması suretiyle maddi tazminata ve bu maddi tazminata uygun olacak şekilde manevi tazminata hükmedilmiştir. Ancak, 551 sayılı KHK’nın 140. maddesinde, faydalı model belgesi sahibinin hakkına tecavüz edilmesi durumunda maddi tazminatın hesaplanması bakımından hak sahibine tanınmış seçimlik haklar düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta ise kötüniyetli tescile istinaden yapılan şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edildiğinden Mahkemece, öncelikle davacıya seçimlik hakları hatırlatılarak maddi tazminat isteminin açıklığa kavuşturulması ve bunun sonucunda tercihe bağlı olarak tazminat hesabı yapılması gerekirken yöntemine uygun olmayan şekilde yapılan tazminat hesaplaması uyarınca karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3.Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.