11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2019/4141 E. , 2020/2377 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/03/2018 tarih ve 2015/235 E. - 2018/125 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 04/07/2019 tarih ve 2018/1211 E. - 2019/957 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ithal ettiği malların Çin’den İstanbul Kumkort Limanına taşıma işini müvekkilinin üstlendiğini ve malların taşındığını, ancak malların varış ihbarnamelerinin davalıya gönderilmesine rağmen davalının malları çekmediğini ve konteyneri boşaltmak için bir çaba da sarfetmediğini, kontenyner boşaltılmadığı sürece demuraj işlemeye devam edeceğini, yapılan görüşmelerden sonuç elde edilememesi üzerine başlatılan icra takibinin ise davalının itirazı ile durduğunu, icra takibinden sonra da demuraj işlemeye devam ettiğinden borç bakiyesinin büyüdüğünü ileri sürerek, deniz taşımacılığından kaynaklanan 31.825-ABD Doları alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu her iki taşıma işine ilişkin ihbarname, e-posta ve faturaların müvekkiline ulaşmadığını, ayrıca Luna Maersk/1412 isimli gemi tarafından taşınan emtiaya ilişkin olarak müvekkilinin davacı tarafça kesilen 975-ABD Doları bedelli navlun faturası ile 350-ABD Doları bedelli liman içi hizmet faturasını ödediğini, ayrıca her iki taşımaya konu emtianın limana indirildiğini haber alan müvekkilinin emtiayı gümrükten çekebilmek adına gerekli işlemleri başlatmak istediğini, ancak davacı tarafça bazı belgelerin temin edilmemesi ve dolayısıyla davacının hizmet kusuru nedeniyle emtianın gümrükten çekilemediğini, yine davacının bu taşımalar dolayısıyla gerçekten demuraj ücreti ödeyip ödemediğinin, ödemiş ise yapılan bu ödemenin hangi şekil ve esaslara göre ödendiğinin belirsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının talep ettiği toplam alacak miktarı içinde 3.100-ABD Doları navlun /deniz taşıma bedelinin bulunduğu, taraflar arasında bu tutara ilişkin mutabakat yapılmadığı, ancak her iki taşımada taşınan mesafe farkı, taşıma zamanı, faturalar arasındaki üç ay kadar zaman farkı gözetildiğinde, davacının 3.100-ABD Doları navlun alacağı talebinde haklı görüldüğü, ayrıca 1.taşımada 975-ABD Doları navlun ve 350-ABD Doları liman masrafları toplamı 1.325-ABD Doları bedelin ödendiği, 2.taşımada yer alan 2 konteyner bakımından liman masrafı faturası bulunmadığı, öte yandan henüz davacıya dava dışı fiili taşıyan tarafından demuraj alacağı faturası tanzim edilmediği hususunun davacı yanca da kabul edildiği, dolayısıyla davacının yansıtma amaçlı fatura tanzimi için şartların mevcut olmadığı, yansıtma için öncelikle davacıya 3.kişi fiili taşıyandan bu yönde bir talebin gelmiş olması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.100-ABD Doları alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; ilk taşımaya ilişkin navlun faturasının 975-ABD Doları olup davalı tarafça ödenmiş olması, 2.taşımada 1 değil 2 adet konteyner taşıma işinin söz konusu olması ve dava dışı fiili(asıl) taşıyan tarafından davacı adına kesilen 2.taşıma navlun faturasının 2.700-ABD Doları olması, her iki taşıma arasındaki mesafe farkı, taşıma süreleri ve taşımaların kendi aralarında geçen zaman dikkate alındığında davacının 2.taşıma için 3.100-ABD Doları navlun alacağı talebinde haklı olduğu, kural olarak demuraj ücretinden taşıtan davalı sorumlu ise de, alt taşıyan(organizatör) olan davacının bu bedeli talep edebilmesinin öncelikli koşulu, demuraj bedelini konteyner tedarik eden ve fiilen taşıyan Maersk Line firmasına ödediğini ispat etmesi olup, davacının kendisinden bu yönde talepte bulunulduğunu veya böyle bir ödeme yaptığını ispat edemediği, bu hususta davalının sorumluluğunu düzenleyen ayrı bir sözleşmeye de dayanmadığı, varış ihbarnamesindeki kaydın tek başına yeterli olmadığı, dolayısıyla ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.