11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2019/4319 E. , 2020/2983 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 11/12/2018 tarih ve 2015/100 E- 2018/469 K. sayılı kararın davacı mirasçılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 26/06/2019 tarih ve 2019/781 E- 2019/848 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı mirasçılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı bankada bulunun mevduat hesaplarındaki paralarına bloke ve mahsuplaşma adı altında davalı tarafından el konulduğunu, 05/03/2013 tarihli ihtarname ile davacının dava dışı Cılboğlu şirketine GKS ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğunun iddia edildiği, ancak davacı tarafından imzalanmış GKS bulunmadığını, bankanın hiç bir mevzuata dayandırmadan tasarrufundaki bir paraya el koyamacağını, eylemin suç teşkil ettiğini, talep edilen kredi alacağının hangi sözleşme veya sözleşmelerden kaynaklandığı, borçlu şirkete kullandırılan ilk kredinin ne zaman ödenip kapatıldığı, ikinci veya sonraki kredilerin ne zaman kullandırıldığı, ilk kredi borcunun ödenip ödenmediği hususlarının bilinmediğini, ilk kullandırılan kredinin ödenmesi ile kredi ilişkisinin sona ereceğini, daha sonra imzalanan ve davacı imzasının bulunmadığı kredi sözleşmesinden davacının sorumlu tutulamayacağı, temerrütün gerçekleşmediği, hesap kat ihtarnamesinin borçlu veya kefile tebliğ edilmeden yapılan bloke işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 862.107,67 TL alacağın 15/03/2013 gününden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının bankanın Bafra şubesine gelerek dava dışı Cılboğlu şirketi ile şube arasında akdedilen ve akdedilecek tüm sözleşmelerden doğan ve doğacak borçlara teminat teşkil etmek üzere 14660 ve 14661 nolu hesapları için 500.000.- TL, 14665 ve 20682 hesapları için 1.000.000.- TL tutarlı mevduat rehni vermek istediğini beyan ettiğini, akabinde de 13/12/2010 tarihli “Mevduat Rehni Senedi” yapıldığını, Cilboğlu şirketi ile şube arasında akdedilen GKS'dan kaynaklı borçlar için 14/04/2013 tarihinde 14665 nolu hesabından Cılboğlu şirketinin 14701 nolu hesabına 660.636,10 TL, 11/04/2013 tarihinde 14661 nolu hesabından Cılboğlu şirketi hesabına 199.897,90 TL virman yapıldığını, rehin sözleşmesi gereği bloke konulan tutar için ihtar çekilmesi ve hesabın kat edilmesi gerekmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.