11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2018/5113 E. , 2020/2936 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 23/06/2016 tarih ve 2015/477-2016/514 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... vekili, ... vekili, ... vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 03.03.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı adına denetim kurulu üyeleri, 2003 ve 2004 faaliyet yıllarını kapsayan denetim kurulu raporları ile davalıların şirketi zarara uğrattıklarının tespit edildiğini, yönetim kurulu üyelerinin ortakların ilk sermaye apel ödemesini ticari bir faaliyete dayanmaksızın, güvence temin etmeden, tahsilini imkansızlaştıracak şekilde Uzan Grubuna dahil Star Digital İletişim A.Ş'ye aktardıklarını, 127.650,40 TL'nin kasa hesabında gözükmekle birlikte fiilen mevcut olmadığını, gerekli takip yapılmayarak bu meblağın zarara dönüşmesine sebebiyet verildiğini, denetim kurulu üyelerinin de TTK'nın kendilerine yüklediği kontrol ve uyarı görevlerini yapmadığını, davalılardan ... ve ...'un denetçi, diğer davalıların ise yönetim kurulu üyesi olduklarını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nin zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, temlik alan TMSF dava değerini 168.664,50 TL olarak ıslah etmiş ve davalıların kişi bazında sorumlu oldukları tutarları belirtmiştir. Davalı ... vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, zararın da ispatlanması gerektiğini savunmuştur.
Davalı ..., denetim kurulu raporunun tek yanlı düzenlendiğini, görevde olduğu dönemde kasa sayımı yapılmadığını, zararın ispatının gerektiğini beyan etmiştir.
Davalı ... vekili, denetçilerin apel alacakları için dava haklarının bulunmadığını belirterek, husumet, zamanaşımı ve esas yönünden davanın reddini istemiştir. Davalı Yusuf ..., denetim kurulu uyelerinin rücu edilemez şekilde ibra edildiklerini, davanın husumet yönünden de reddinin gerektiğini savunmuştur.
Davalı ..., iddiaların dayanaksız olduğunu, sorumluluğun dayanağının somut olarak gösterilmediğini belirtmiştir. Davalı ... vekili, zamanaşımı, husumet ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılanmaya ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin ticari amaçları doğrultusunda kendi ticari faaliyetleri için kullanılması gereken şirket sermayesini ticari teammüllere aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranmak suretiyle başka bir şirkete aktarılması ve bu işlemin usulsüz işlem anında gerçekleşmesi davacı şirket için zarar kabul edileceğinden bu miktardan da davalı yönetim kurulu üyelerinin< yasal yolların tüketilmesine gerek olmaksızın doğrudan sorumlu oldukları kaanatine varıldığı, denetim kurulu üyelerinin kusursuzluklarını ispat etmedikleri sürece borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalılar ... , ... ve ... borcun 41.014,10 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla 168.664,50TL'nin 41.014,10TL'sine 31.12.2000 eylem tarihinden, 127.650,40TL'sine 13.02.2004 eylem tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, hakkındaki davalar HMK 150 md gereğince takipsiz bırakılan davalılar ..., ... ve ... yönünden açılan davalar açısından 3 aylık yasal süre içinde davalar yenilenmediğinden HMK'nın 150. maddesi gereğince, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... vekili, ... vekili, ... vekili temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkemece davalılardan ... aleyhine hüküm kurulmuş olmakla, mümeyyiz davalı vekili tarafından karara karşı temyiz isteminde bulunulmuştur. Ancak davacı temlik alan TMSF vekili 08.10.2018 tarihli dilekçesi ile davalı ... yönünden dosyanın HMK 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasını talep etmiş olup, mahkemece davacı vekilinin bu beyanının değerlendirilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3.Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.