11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2019/3972 E. , 2020/2337 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne-kısmen reddine dair verilen 22/05/2019 tarih ve 2019/253 E- 2019/608 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “GO” esas unsurlu tescilli markaları bulunduğunu, davalı şirketin 2014/22771 sayılı “GO MESO+ŞEKİL” ibareli marka tescil başvurusuna itirazlarının nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, oysaki başvuru markasında yer alan “MESO” ibaresinin müşterilere sunulan yemek ve mutfak türünü simgelediğini ve tali unsur niteliğinde bulunduğunu, taraf markalar kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı/benzer ve ilişkili olduğunu, davalı marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek TPMK YİDK'nın 2015/M-7559 sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, taraf markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığını, kapsamlarındaki mal ve hizmetleri arasında benzerlik bulunmadığını, 35. sınıftaki perakendecilik hizmetleri bakımından üstün hak sahipliğinin ancak markanın fiilen kullanıldığı emtialar ile sınırlandırıldığını, davalının 35. sınıfta tescili 2011/88065 ve 29, 30 ve 43. sınıflarda tescilli "GO MANGO” ibareli markaları nedeniyle kazanılmış hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmadığı, davacı markalarının tanınmışlığının kanıtlanmadığı gibi taraf marka ve işaretleri benzemediğinden 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi koşullarının oluşmadığı, başvurunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada tüm dosya kapsamına göre, davalının başvuru markası kapsamındaki 1'den 34'e kadar tüm mal sınıfları için özelleştirilmiş 35/6. sınıf mağazacılık hizmetleri, davacının itiraza dayanak markasının kapsamındaki 35/6. sınıf genel mağazacılık hizmetleri ile benzer bulunduğu, ancak davacının itiraza dayanak markalarını 35/6. sınıf özelleştirilmiş mağazacılık hizmetlerinde kullanmadığı, dolayısıyla 35/6. sınıf genel mağazacılık hizmetlerinde tescilli markasına dayanarak davalının aynı sınıfta özelleştirilmiş mağazacılık hizmetlerindeki marka tescil başvurusuna engel olamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı TPMK YİDK'nın 2015-M-7559 sayılı kararının "35. Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri.Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri." yönünden iptaline, davalı şirketin 2014/22771 numaralı marka başvurusunun adı geçen mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.