8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/12661 E. , 2020/1556 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı Hazine vekili, dava dilekçesinde sınırları belirtilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kıyı kenar çizgisi içinde kalan toplam 502,46 m2 yere davalının müdahale ettiğini belirterek müdahalenin önlenmesini ve yapıların kal'ini talep ve dava etmiştrir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur Mahkemece, davanın kabulüyle, teknik bilirkişinin krokisinde gösterilen kıyı ile kıyı kenar çizgisi arasında bulunan yerdeki kırmızı renkli 73,20 m2 alana 1 ve 2 numaralı ahşap kulübeleri ve 105,1 m2 alana ahşap kulübe altı beton yaparak, yeşil renkli 111,03 m2 alana ahşap iskele yaparak, mavi renkli 13,54 m2 alana duş ve soyunma kabini yaparak, 4 numara ile belirlenen 164,00 m2 alana beton zemin ve 5 numara ile belirlenen 107,01 m2 alana taş yol yaparak haksız olarak el attığı tespit edildiğinden, davalının kırmızı, yeşil, mavi renklerle ve 4 ve 5 numara ile gösterilen alanlara haksız el atmasının önlenmesine ve bu yerlerdeki muhdesatların kal’i ile eski hale getirilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, davacının dava dilekçesinde, kıyı kenar çizgisi içinde kalan toplam 502,46 m2 yere davalı tarafından beton dolgu, toprak dolgu ve ahşap iskele yaptığı iddiası ile elatmanın önlenmesi ve kal talep ettiği, davalının savunmasında kıyı kenara dolgu yapmadığını, Hazineden kiraladığı alan dışında kullanımı olmadığını belirterek davanın reddini savunduğu, Mahkemece, davalının savunmasında kullanmadığını belirttiği yerler yönünden yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır. İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK mad. 190, TMK mad. 6). O halde, Mahkemece, davalının tanık deliline de dayandığı göz önünde bulundurularak taraf delillerinin tamamının toplanması, iddia ve savunma çerçevesinde davacının iddia ettiği müdahalenin davalı tarafından yapılıp yapılmadığı hususu belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Kabule göre de, hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği (HMK mad. 26), davacının dava dilekçesinde toplam 502,46 m2 yere müdahalenin önlenmesini talep ettiği, Mahkemece, toplam 573,88 m2 yere müdahalenin önlenmesi ve yapıların kal'ine karar verildiği anlaşılmakla, talep edilen miktar aşılmak suretiyle karar verilmiş olması da hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.